KISIRLIK (-İnfertilite-)AŞILAMA-TÜP BEBEK

Kısırlık Nedir?Çiftler kısırlık tedavisi için ne zaman başvurmalıdır?

Genel İnfertilite Bilgileri

Aşılama,İntra Uterin İnseminasyon

Tüp Bebek-İVF

İVF Protokoller

KISIRLIK




KISIRLIK NEDİR ?

ÇİFTLER KISIRLIK TEDAVİSİ İÇİN NE ZAMAN BAŞVURMALIDIR ?


İnfertilite bir yıl süresince çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamasına rağmen gebeliğin elde edilememesidir. Sağlıklı çiftlerin her ay gebe kalabilme şansı -25’’dir. Çiftlerin yarısından çoğu 6 ay içerisinde gebelik elde eder. Herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamadan 12 aydır düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen gebelik elde edemeyen çiftler  doktora başvurmalıdır. 

KADINA AİT NEDENLER

a-) Yumurtlama  faktörü:

Çocuk sahibi olamayan kadınların %' inde ovulasyon (yumurtlama) düzensizlikleri vardır. Yumurtlamadaki problemler birçok nedene bağlı olabilir. Diet, kullanılan ilaçlar ve yaşam tarzı yumurtlamayı etkiler. En sık görülen neden beyin yumurtalık aksının düzenli çalışmamasıdır. Daha nadir olarak yumurtalıkların kendindeki bir problem yumurtlama bozukluklarına neden olur. Yumurtalıklarda görülen yetmezlikte yumurtlama bozukluklarının nadir görülen bir diğer nedenidir. Bu bağışıklık sistemindeki bozukluklara, doğuştan olan problemlere veya enfeksiyonlara bağlı olabilir. Yumurtlama gerçekleşmeyen hastalarda ilaç kullanılarak folikül gelişimi ve yumurtlama sağlanır. Uygulanan tedavi ile hastaların yaklaşık % 50' si altı ay içinde gebe kalır.

b-)Tubal faktör :

Çocuğu olmayan kadınların %'in de Fallop tüpleri zarar görmüştür. Tüplerdeki tıkanıklık; enfeksiyonlar, endometriozis, önceden geçirilmiş ameliyatlar ve tüplerin cerrahi olarak bağlanması ile oluşabilir. Kadında tüplere zarar veren iltihaplanmalar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve rahim içi araç kullanımına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tanısı : Çocuğu olmayan çiftlerin incelemesinde tüplerin değerlendirilmesi en önemli basamaklardan biridir. Tüplerin yapısını değerlendirebilmek için Histerosalpingografi (HSG) ve Diagnostik Laparoskopi yapılabilir. Histerosalpingografi basit bir radyolojik incelemedir; rahim ağzından enjekte edilen özel bir boya ile rahim ve tüpler değerlendirilir. Bu işlem adet kanamasından sonraki ilk hafta içinde uygulanır. Tedavisi : Laparoskopik cerrahi ile tüplerdeki yapışıklıklar giderilebilir. Tubal cerrahi uygulanan kadınlarda dış gebelik görülme olasılığı daha fazladır. Cerrahi ile düzeltilemeyen yapışıklıklarda ise tüp bebek tedavisi uygulanarak gebelik elde edilir.

c-) Uterin Faktör (Rahme Bağlı Nedenler)

Çocuğu olmayan kadınların %5'inde rahimde yapısal bozukluklar, yapışıklıklar, polip ve myomlar görülür. Bunlar döllenmiş yumurtanın tutunmasını engelleyerek veya düşüklere neden olarak normal gebeliği önler.

d-) Rahmin yapısal bozuklukları

Anne karnında rahim, sağ ve sol parçaların birleşip bir boşluk oluşturması ile meydana gelir. Bu gelişim sürecinde meydana gelebilecek aksaklıklar çift rahim, rahmi ikiye bölen septum (perde), tek taraflı rahim, rahim ağzının ve kanalının oluşmaması gibi doğumsal anomalilere yol açar. Histerosalpingografi olarak adlandırılan basit radyolojik inceleme ile rahmin iç yapısı değerlendirilir. Bu inceleme ile rahimdeki yapısal bozukluklar ve rahim içi yapışıklıklar belirlenebilir. Histeroskopi rahim içinin değerlendirilmesinde kullanılan en modern teşhis ve tedavi yöntemidir. Myom: Myomlar rahim ve rahim ağzında görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir. Myomlar rahmin myometrium adı verilen kas tabakasında bulunan düz kas hücrelerinin anormal büyümesi ile oluşur. Çoğu zaman birden fazla sayıda ve her dört-beş kadından birinde görülür. Genellikle 20-40 yaşlarında görülen myomlar, menopoz sonrasında küçülür. Myomlar çoğunlukla tedavi gerektirmez. Bazen aşırı kanama, ağrı, basınç hissi, infertilite, düşük ve erken doğuma yol açabilir. Myomların cerrahi yolla giderilmesi bu problemleri ortadan kaldırır.

Endometriozis : Rahmin içini döşeyen doku endometrium olarak adlandırılır. Bu doku her adet döneminde olgunlaşır ve döllenen yumurtayı karşılamaya hazırlanır. Eğer döllenen yumurta rahmin içine ulaşırsa endometrium tabakasına yerleşir ve bu doku tarafından beslenir. Gebelik oluşmazsa endometrium tabakası adet kanaması ile dışarı atılır. Endometrium dokusunun rahim dışında üreme organlarının üzerinde, karın zarlarının üzerinde veya vücudun herhangi bir yerinde bulunması endometriozis olarak adlandırılır. Endometriozis çocuğu olmayan kadınların %-50'sinde görülür. Genetik bir hastalık olduğu henüz kanıtlanmamakla birlikte endometriozis olan kadınların kız kardeşlerinde hastalık daha sık görülür.

Bulgular                             Görülme sıklığı

%

İnfertilite

40

Adet ağrısı

47

Aşırı adet kanaması

44

Spontan düşük

50

Kilo kaybı

50

Kilo alma

13

Ağrılı cinsel ilişki

22

Organlarda yapışıklık

37

Yumurtlama bozuklukları

17

Adet düzensizliği

12

e-) Nedeni İzah Edilemeyen İnfertilite

Çocuk sahibi olamayan çiftlerin % 5-10'unda infertilitenin nedeni tespit edilemez. İnfertilite nedenini açıklayan bir problemin bulunamadığı çiftler bu gruba girer. Bu tanı konmadan önce yeterli incelemeler yapılmalıdır. Tüm araştırmalar yapıldıktan sonra bir problem bulunamayan çiftlerin oranı %5-15 arasında değişir. Bu çiftlerin bir kısmı hiç tedavi görmeden gebe kalabilir. Diğerlerinde ise en başarılı tedavi yöntemi yardımcı üreme teknikleridir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda bu çiftlerin birçoğunda bağışıklık sistemindeki bozuklukların infertiliteye neden olduğu bulunmuştur. Bağışıklık sistemindeki bozukluklar implantasyon başarısızlığına (embriyonun rahme tutunamamasına), erken dönemde düşüklere ve ana rahmindeki bebeklerde büyüme geriliğine neden olabilir. Bu vakalar paternal lenfosit immünizasyonu (lenfosit aşısı) ile tedavi edilerek çocuk sahibi olabilir.

 POLİKİSTİK OVER SENDROMU

Düzensiz yada adet kanaması olmadan geçen sikluslar, tüylenme, infertilite ve kilo artışı ile karakterize bir durumdur. Polikistik over hastalığı olan vakalarda bir çok küçük kistler içeren büyük yumurtalıklar dikkati çeker. Adet düzensizliği, tüylenme ve kilo alma değişik boyutlarda veya hiç olmayabilir, fakat yumurtalıklardaki kistler tipiktir ve ultrasonografik olarak saptanır. Polikistik over hastalığında beyindeki hormonlar yeterli miktarda salgılanmaz, yumurta gelişimi ve yumurtlama gerçekleşmez. Folikül (yumurta) gelişimi adet siklusunun ilk döneminde durur. Bu yüzden östrojen ve androjen hormonları sürekli yüksek düzeylerde olur. Yumurtalıklar büyür ve kistler oluşur, buda daha fazla östrojen ve androjen (erkeklik hormonu) hormonu salınmasına yol açar. Artan hormon düzeyleri ve yumutlamanın olmaması infertiliteye neden olur. Artmış hormonlarla sürekli uyarılan endometrium (rahmin iç tabakası) kalınlaşarak fazla ve düzensiz kanamaya yol açar. Yüksek dozdaki östrojenin endometriumu sürekli uyarması sonucu yıllar içinde rahim kanseri gelişebilir. Artmış androjen (erkeklik hormonu) düzeyleri de aşırı kıllanmaya neden olur. Polikistik over hastalığı olan hastaların rahim ve yumurtalık kanalları normaldir. Bu hastaların yumurtalıklarında ultrason ile rahatlıkla görülebilen 8 mm'den küçük çok sayıda minik kistler mevcuttur. Bu kistler genellikle büyümeyip küçük kalırlar, yumurtalık kanseri riskini arttırmadıklarından cerrahi bir işleme gerek yoktur.

Polikistik over hastalığının bulguları - Adet düzensizliği. - İnfertilite. - Tekrarlayan düşük. - Tüylenme. - Kilo artışı. - Anormal insülin cevabı veya şeker hastalığı. - Kalp hastalığı. - Göğüslerden süt gelmesi.

Polikistik over hastalığının nedenleri

Yumurtalıkların fonksiyonunu bozarak polikistik over hastalığına neden olan birçok faktör vardır.

Bilinen bazı nedenler; - Şişmanlık;

Polikistik over hastalığının en sık görülen nedeni şişmanlıktır. Yağlı dokular östrojen salgılar, buda beyindeki hipofiz bezinden yeterli FSH salgılanmasını engelleyerek yumurtlamayı engeller. - Diabet (Şeker Hastalığı); İnsülin düzeylerinin yüksek olduğu diabetli hastalarda yumurtalıkların normal fonksiyonu bozulur ve polikistik over hastalığına benzer tablo gelişir. Polikistik Over Hastalığının Tanısı Tanının doğrulanabilmesi için kan hormon düzeylerinin belirlenmesi gerekir. Ultrason incelemesi ile yumurtalıklardaki kistler belirlenir. Hasta ileride gebelik istemese bile mutlaka tedavi görmelidir, çünkü uzun süre yüksek düzeydeki hormonlara maruz kalınması rahim kanserine yol açabilir.

Polikistik Over Hastalığının Tedavisi

Hasta ileride gebelik istemese bile mutlaka tedavi görmelidir, çünkü uzun süre yüksek düzeydeki hormonlara maruz kalınması rahim kanserine yol açabilir.

Kilo Verme

Birçok polikistik over hastası kilo vererek normale dönebilir. Uzun süreden beri şişman olan kişilerin kilo vermesi zaman ve çaba gerektirir. Bu hastaların doktor kontrolü altında verilen diet programlarını uygulamaları ve egzersiz yapmaları gerekmektedir.

Ovulasyon İndüksiyonu (Yumurtlamanın Uyarılması)

Hastalığın tedavi edilmesindeki ana amaç kadının çocuk sahibi olabilmesi için yumurtlamanın uyarılmasıdır Klomifen. Bu amaçla doktor kontrolünde bazı hormon ilaçları kullanılır. adı verilen ilaç ile yapılan tedavi ekonomik, kolay ve yan etkileri azdır. Beyindeki hipofiz bezini uyararak yumurta uyarıcı hormonun salgılanmasını sağlar. Bazen yüksek dozda ve uzun süreli kullanımı gerekebilir. Klomifene cevap vermeyen vakalarda enjeksiyon ile uygulanan hormon ilaçları kullanılır. Bu ilaçlar yumurtalıkların daha fazla uyarılmasına ve çoğul gebeliklere yol açabilir.

Cerrahi Tedavi

İlaçlar ile tedavi sağlanamazsa laparoskopi ile lazer veya elekrokoter uygulanarak yumurtlama uyarılabilir.

Bu tedavilerin sonuç vermediği vakalar günümüzde tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olabilir. Tedavide erken tanı önemlidir, annesinde polikistik over hastalığı olan kadınlar dikkatli olmalıdır. Eğer adetlerin başlamasından beri adet düzensizlikleri varsa polikistik over hastalığı yönünden araştırma yapılması gerekir.

ERKEĞE AİT NEDENLER

Erkek üreme sağlığını hormonlar, sperm üretimi, sperm kanallarında spermin taşınması ve cinsel fonksiyonlar etkiler. Bunlardan herhangi birindeki bozukluk infertiliteye neden olur.

Testis Tümörleri

Testis tümörü nedeni ile tedavi gören erkeklerde infertilite sık görülür. Kemoterapi için kullanılan ilaçlar ve radyoterapi sperm üretimini olumsuz etkiler. Bu vakalardan tedavi öncesinde alınan sperm örnekleri dondurularak saklanır.

Testiküler Travma (yaralanma)

Testislerde meydana gelen yaralanmalar infertilite ile sonuçlanabilir. Travma sonrası testislerde bulunan Sertoli hücreleri kan dolaşımına karışarak antisperm antikorlarının oluşmasına ve infertiliteye yol açar.

Varikosel

Skrotumda testislerin etrafında oluşan varisli damarlardır. Genişlemiş venler erkeklerin ’ inde görülür. Her varikoseli olan erkek infertil değildir fakat infertilite nedeni ile değerlendirilen erkeklerin yaklaşık üçte birinde varikosel vardır. Spermatik venlerin (damarların) kapakçıklarının olmaması veya çalışmaması nedeni ile kan geriye doğru kaçarak göllenir. Vakaların ’ında sol tarafta görülür. Varikosel de kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak skrotum da ısı artışı olur. Sol böbrek üstü bezinden gelen ters yöndeki kan akımı testislerin yüksek düzeyde toksik atıklara maruz kalmasına neden olarak, üreme hormonlarının dengesinin bozar ve  infertiliteye yol açar.

Muayene sırasında varikoselden şüphelenildiğinde Dopler Ultrasonografi incelemesi ile tanı kesinleştirilir.

Enfeksiyonlar

Üreme organlarındaki enfeksiyonlar infertiliteye yol açabilir. Gonore (bel soğukluğu), tüberküloz ve bazı bakteriyel enfeksiyonlar sırasında meydana gelen iltihabi reaksiyonlar üreme kanallarında tıkanıklıklara yol açar. Bakteriyel enfeksiyonlar sperm hareketini bozarak ve gelişmekte olan sperm hücrelerine zarar vererek infertiliteye neden olabilir.

Kabakulak özellikle geç yaşta geçirildiğinde testis tutulumu görülür ve seminifer tübüllerde kalıcı hasar oluşur. Cinsel temas yolu ile bulaşan ve oldukça yaygın olarak görülen klamidya, mikoplazma ve üreoplazma enfeksiyonları da sperm kalitesine bozarak infertiliteye neden olabilir. Bu enfeksiyonların erken tanı ve tedavisi önemlidir.

Üreme Kanallarında Tıkanıklık

Üreme kanallarında meydan gelen tıkanıklıklar spermin dışarı çıkışını engeller. Enfeksiyonlar, yaralanmalar, cerrahi işlemler kanallarda tıkanıklıklara neden olabilir. Bazı erkeklerde ise kanallar doğuştan yoktur. Her iki tarafta da tam tıkanıklığın olduğu durumlarda menide hiç sperm bulunmaz. Bu vakalarda FSH düzeyleri normaldir.

Retrograd Ejakülasyon (Geriye Boşalma)

Ejakülasyon (boşalma) sırasında meninin mesaneye doğru geriye akmasıdır. Bu vakalarda boşalma sırasında bazen çok az meni dışarı akar bazen hiç akmaz. Bu durum diabet (şeker hastalığı), multiple skleroz, mesane boynu yaralanmaları ve prostat ameliyatları sonrasında veya hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu vakalardan alınan idrar örneklerinden spermler ayrıştırılarak aşılama yapılabilir.

Nörojenik (Sinir Sistemine ait) Nedenler

Omurilik zedelenmeleri; ejakülasyonun olmamasına, ereksiyon (sertleşme) problemlerine, cinsel ilişkinin gerçekleşmemesine ve sperm üretiminin azalmasına neden olur. Elektrik uyarı ile bu vakalarda ejakülasyon gerçekleştirilebilir.

Cinsel Fonksiyon Bozuklukları

İmpotans, erken veya geç ejakülasyon gibi boşalma problemleri erkek infertilitesi değerlendirilirken mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Erkek İnfertilitesinde Rol Oynayan Risk Faktörleri

Çevresel faktörler ve yaşam tarzı üreme sağlığını etkiler; - Sigara sperm sayısını, hareketini ve yapısını olumsuz etkiler. Sigara içen erkeklerin eşlerinde düşük ihtimalinin arttığı belirlenmiştir. - Alkol impotans ve sperm üretiminin bozulmasına neden olur. Kronik alkolizm vakalarında testisler küçülür, testosteron üretimi bozulur. - Uyuşturucu maddeler sperm kalitesini ve üretimini olumsuz etkiler. Bu maddeler hormonal dengesizliklere de yol açar. - İlaçlar birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimini olumsuz etkiler, bu etki geçicidir. Antibiyotiklerin birçoğu, parazit ilaçları, depresyon,  mide ülseri, hipertansiyon ve alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların erkek üreme sağlığını olumsuz etkilediği gösterilmiştir.

- Kemoterapi kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimine zarar verir. Bu ilaçların bir kısmının etkisi kalıcı olabilir. Kemoterapi öncesinde bu hastalardan ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınarak dondurulabilir. - Radyasyon testislerde sperm üreten hücreler radyasyona çok duyarlıdır. Meydana gelen hasarın derecesi ve kalıcılığı radyasyon dozuna bağlıdır. Radyoterapi gören hastalarda sperm üretimi 3-5 yıl içinde tekrar başlayabilir. - Yüksek ısı özellikle sauna ve sıcak su banyoları sperm üretimini olumsuz etkiler. - Haşere ilaçları da sperm üretimini olumsuz etkiler.

KISIRLIK TEDAVİSİNDE PSİKOLOJİK YARDIMIN ÖNEMİ

Çiftlerin yaklaşık % 20 sinde ilk bir yıl içerisinde  gebe kalmada sorun yaşanabilmekte ve bu oranda giderek artmaktadır. Bebeği olmayan bir çifte sistematik bir yaklaşım ve psikolojik destek çok önemlidir.

Toplumsal olarak evli çiftlerden bir an önce bebekleri olması beklenmektedir. Ülkemizde olduğu gibi aile bağlarının güçlü olduğu toplumlarda bebeğin olmaması sadece ilgili çifti değil aynı zamanda ailenin diğer fertlerini de etkilemektedir. Bu durumda çiftlerdeki stresi kat be kat arttırmaktadır.

Bebeği olmayan çiftlerde önce bu durumu kabullenmeme sonrada öfke gelişmesi olur.  Eşler birbirine de öfkelenebilir hele bu sorunda eşlerden biri daha az etkilenmişse diğerinin öfkesi daha fazla olur. İlerleyen zamanlarda kendine güvende azalma, ilgisizlik, hayattan zevk almada azalmada görülmeye başlayabilir. Erkeklerin yaklaşık , kadınların ise Psi bebeği olmamayı yaşamlarındaki en kötü, üzücü olay olarak tarif etmişlerdir. Burada kadınların daha fazla etkilendiğini görmekteyiz. Bir kıyaslama yapıldığında bebeğin olmamasının boşanmadan daha fazla duygusal travma yaptığı gösterilmiştir. Farklı şekilde etkilenen çiftlerin  stresle baş etme yolları da farklı olabilir. Eşler arası iletişim zarar görebilir önce  bebeğin olmaması ile ilgili konular daha sonrada diğer pek çok konu konuşulmaz paylaşılmaz olabilir. Eşlerin birbirine öfkesi artar birbirlerinin duygusal gereksinmelerini görmezden gelirler.

Bebeğin olmamasının strese yol açması kaçınılmazdır. Ama stresin bebeğin olmamasına neden olması yani psikolojik nedenli bebek olmaması yaklasık %-5-15 arasındadır. Psikolojik faktörlerin  başka nedenlerle bebeği olmayan çiftlerde uygulanan tedavilere yanıtın zorlaşması ve negatif etkisi yadsınamaz .  Stres  hormonal dengede bozulmaya yol açarak kısırlığa neden olabilir. Stres prolaktin hormonunun yükselmesine neden olarak kadında ve erkek de üreme sağlığına olumsuz etki yapar. Erkede sperm sayısı hareketliliğinde azalmaya yol açabilir, ejakulasyon , ereksiyon problemleri görülebilir. Kadında stres sadece yumurtlama fonksiyonunu değil tüplerin fonksiyonu üzerinde de spazma yol açarak olumsuz etki yapar. Ayrıca progesteron hormonu üzerindeki kötü etkisi oluşan gebeliğin devamına da engel olabilir.

Çiftlerde stres faktörünü azaltmak için bebeğin olması için izlenecek yol ve yöntemler ayrıntılarıyla hastaya açıklanmalı  bu konulara hakkında akıllarında soru işareti kalmamalıdır. Bilinmezler çiftlerdeki gerilimi arttırır. Kulaktan dolma  bilgilerin önemsenerek stresin artmasına neden olabilir.  O yüzden kısırlıkla ilgilenen hekim aynı zamanda sabırlı ve ilgili olmalıdır.  Çözüm konusunda eşler arası görüşlerde farklılık evlilik ilişkisinde problemlere yol açar bu da var olan gerimi daha da arttırır. Burada evlilik, aile danışmanlığı yapan psikologların devreye girmesi yardımcı olması çok faydalı olmaktadır. İyi bilgilendirilmiş kişilerin  sorunlarını kabul ederek baş etmeleri, tedaviye uyumları çok daha iyi olur.

Stresi azaltmak için çiftlerin beraber başvurması önerilir.

Stresin azalması, psikolojik sorunların ele alınarak başa çıkmanın öğrenilmesi, gevşeme yöntemlerinin çiftlere öğretilmesi çiftler arasında olası bozulan veya sarsılan iletişim , anlayış, birlik ve beraberlik, dayanışmanın yeniden oluşturularak tedaviye daha olumlu bakmayı pozitif düşünmelerinin sağlanması, çok önemlidir. Bu nedenle  kısırlığa eşlik eden sosyal psikolojik sorunların tespit edilip konuşulması, çiftlerin birbirlerinden beklentilerini, duygularını açığa çıkartarak konuşmak, bebeğin olmaması nedeniyle eslerin birbirlerini suçlamalarının önlenmesi,  için psikolojik yardım alınması çok önemli. Yapılan bir çalışmada gevşeme egzersizleri programına katılan kadınlardan %  34 ünün sonradan gebe kaldığı tespit edilmiştir.  Psikolojik danışmanlık yardım  çiftlerin yaşam kalitesini yükseltmekte aynı zamanda uygulana tedavilerin basarı şansını da arttırmaktadır.

 Bebeğin olmaması eşlerin ortak sorunudur. Bu sorunla ortak baş etme  yöntemlerinin geliştirilmesi  aile içi  iletişim mutluluk doyum ve başarıyı arttıracaktır.  Psikolojik yardım stresi azaltacak pozitif düşünceyi arttıracak ve gebelik oranlarını 0 kadar arttırabilecektir.




Genel İnfertilite Bilgileri


Çiftlerin çocuk sahibi olma arzularına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen, bir yıl içerisinde gebelik elde edilememesine infertilite (kısırlık) adı verilmektedir. Korunmayan çiftlerin %85'inde bir yıl içerisinde gebelik oluşması beklenir. İnfertilite %30-40 oranında erkek, %40 -  %50 oranında kadına ait nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin % 25'inde erkek ve kadın faktörü birlikte bulunmaktadır. %10 - 15'inde ise tüm araştırmalara karşılık infertiliteyi açıklayabilecek bir neden bulunmamaktadır.

Çocuk arzusu konusunda bir uzmanla görüşmek üzere merkezimize başvurduğunuzda, fiziksel ve duygusal olarak fedakarlık gerektiren birçok test uygulanacaktır. Bu testler yapılmadan önce sizin ve eşinizin daha önceden yapılmış tetkik ve tedavileri araştırılacak, böylece hem nedene yönelik bir fikir edinilecek, hem de aynı tetkiklerin tekrar istenmesi engellenmiş olacaktır. İlk ziyarete eşlerin birlikte katılması, durumunuzun değerlendirilmesi ve tedavi yönünden oldukça önemlidir.

İnfertiliteye yol açan pek çok faktör mevcuttur. Doktorunuz size adetlerin düzenli olup olmadığını, anormal kanamaları, üreme sistemine ait enfeksiyon hikayesini, bunların yanında önceki tedavi denemelerini, düşükleri, gebelikleri ve geçirdiğiniz operasyonları soracaktır. Erkek ise genital sistem yaralanmaları, operasyonlar, enfeksiyonlar, ilaç kullanımı ve uygulanan tedaviler yönünden sorgulanacaktır. Her ikinize de çocuk sahibi olmak için ne kadar zamandır uğraştığınız, hangi sıklıkla beraber olduğunuz, korunup korunmadığınız ve ailelerinizde doğumsal hastalığı olan herhangi biri olup olmadığı sorulacaktır. Çocuk arzusuyla başvuran çiftlerin doktoruna ve merkeze tam bir güven içinde olması, hiçbir şey saklamaması, sorulara açık yüreklilikle yanıt vermesi ve hiçbir konuyu utanma duygusuyla gizlememesi gerekir. Yapılan ilk görüşmede muayene odasında eşlerden başka bir kimsenin olmaması doktorunuzla rahat bir konuşma yapmanızı sağlayacaktır.

Bu görüşmeden sonra kadın ve erkek ayrıntılı olarak muayene edilirler. Erkeklerin muayenesi infertilite konusunda uzman ürologlar tarafından yapılmaktadır. Ardından hormon tetkikleri, mikrobiyolojik ve serolojik testler, semen analizi, pelvik ultrasonografi (USG), fizik ve genital muayene ile hangi tedavi yönteminin seçileceğine karar verilir. Durumunuzun değerlendirilmesi için ilgili bölüm hekimlerinin biraraya gelmeleri ve ortak görüş bildirmeleriyle, her çift için en uygun olduğuna karar verilen tedavi yöntemi seçilmektedir.

İnfertilite Nedenleri

Fallop Tüplerine Ait Nedenler

Gebelik oluşabilmesi için vaginaya boşalan spermlerin rahim ağzı ve rahim içini geçerek tüplerden yumurtaya ulaşması gerekmektedir. Bu nedenle tüplerin açık olup olmadığının ve görevlerini yapabildiğinin gösterilmesi önemlidir. İnfertilite nedenlerinin %35'ini tüplere ait bozukluklar oluşturmaktadır. HSG tetkiki, tüplerdeki tıkanıklığı ve oluşmuş hasarı gösterebilir. HSG filminde bir bozukluk varsa doktorunuz tanı amaçlı laparoskopi önerebilir. Tüpler kapalı, hasar görmüş veya yapışık bulunursa cerrahi olarak düzeltilebilir. Ancak operasyon ile sonuç alınamayacağı düşünülüyor ise tüp bebek yöntemi (IVF) tedavide en iyi alternatiftir.

Yumurtlama Problemleri

Düzensiz veya anormal yumurtlama, kısırlığı oluşturan nedenlerin yaklaşık %5-25'ini oluşturur. Normal koşullarda, her ay yumurtalıklardaki olgunlaşmamış yumurtalardan bir tanesi gelişip büyüyerek çatlar ve yumurtlama (ovulasyon) meydana gelir. Anovulasyon yumurtlamanın olmamasıdır. Adet düzensizlikleri ve infertilitenin en önemli nedeni anovulasyondur. Adet görüldüğü halde ovulasyon olmayabilir. Bir kadında ovulasyonun olmadığı aşağıdaki testlerle belirlenebilir.

Adet öncesi dönemde rahim içinden biyopsi ile örnek alınması ve patolojik inceleme

USG ile ovulasyon takibi

Serumda progesteron hormon düzeyinin incelenmesi (adetin 19., 21. ve 23. günlerinde)

Bazal vücut ısısının incelenmesi

Servikal Pap-smear

Serviks mukusunda ipliklenme testi

Yumurtlama olmadığı saptanırsa ilaç tedavisi ile yumurtlama sağlanabilir. Ovulasyon ilaçları alan kadınların %80'inden çoğunda düzenli yumurtlama sağlanmaktadır. Tedavi edilecek başka bir sorun yoksa vakaların yarısından çoğunda, ilk 6 uygulamada gebelik elde edilebilir.

Serviks Problemleri

İnfertilite oluşumunda serviksin (rahim ağzı) durumu nadiren tek başına önemli bir neden oluşturur. Spermleri öldüren ya da hareketsiz hale getiren salgılar (antikorlar) servikal mukusta, sperm yüzeyinde, seminal sıvıda veya her üçünde birden bulunabilir. Kadından elde edilen servikal mukus, erkekten elde edilen sperm ve çiftin her ikisinden alınan kan örnekleri bu antikorları saptamak amacı ile incelenir. Ancak bu testler günümüzde eski önemini kaybetmiş görünmektedir. Doktorunuzun size önereceği en basit tedavi yöntemi özel hazırlama teknikleri ile elde edilen, hızlı hareketli spermlerin rahim içine enjekte edildiği inseminasyon (aşılama) işlemidir. Üç veya daha fazla inseminasyon ile gebelik oluşmaz ise IVF veya mikroenjeksiyon gibi daha ileri tedavi yöntemlerine geçilebilir.

Rahim Kaynaklı Problemler

Histerosalpingografi (ilaçlı rahim filmi) rahim içi ve tüplerin durumunu göstermektedir. Adetin bitiminden sonraki bir hafta içerisinde ve yumurtlamadan önce yapılır. İlaç rahim ağzından verilir ve rahmi doldurarak, tüplere doğru ilerler ve karın boşluğuna dökülür. Rahimde yapışıklık, rahim boşluğunun durumu ve myom olup olmadığı incelenir. HSG çekilirken verilen radyoopak maddenin oluşturduğu basınç ile bazen tüplerde varolabilen mukus tıkaçları açılabilir. Bu nedenle HSG sonrası kendiliğinden gebelikler oluşabileceği konusunda uyarıda bulunmak gereklidir. HSG aracılığı ile saptanan anomalilerin kesinleşmesi veya tedavisi için histeroskopi yapılabilir.

Karın Zarını İlgilendiren Sorunlar

Peritoneal (karın zarı) faktör, üreme organlarının veya karın boşluğunun iç yüzeyini kaplayan zarın anomalileri ile ilgilidir. Bu anomalilerde teşhis koymak için laparoskopi kullanılır. Laparoskopi, iç organların görülebilmesine ve mümkünse tedavisine olanak sağlayan cerrahi bir işlemdir. Laparoskopi ile tanımlanan endometriozis, kadınların %35'inde tek başına infertilite nedenidir.

İzah Edilemeyen İnfertilite

İnfertil çiftlerin yaklaşık % 5-10'unda tüm testler normal bulunmaktadır. Çiftlerin bir çoğu infertilite nedenini ortaya çıkarabilmek amacı ile yoğun testlere maruz kalmaktadır. Ancak bilinen tüm araştırmalara rağmen kısırlığı oluşturan neden ortaya çıkarılamamış ise, "izah edilememiş infertiliteden" bahsedilir. Açıklanamayan infertilite tedavisinde, sınırlı başarılarla aşılama ve ovulasyon indüksiyonu uygulanmaktadır. Aşılama tedavisi ile deneme başına elde edilen gebelik oranı %10-15 civarındadır. İlk 3-4 denemeden sonra başarı oranı dramatik olarak azalmaktadır.

Bu nedenle daha fazla aşılama yapılması bazı özel durumlar dışında (çiftlerin istemi, kadın yaşının çok genç olması, kısa infertilite süresi) genellikle tercih edilmemektedir

Yaş Faktörü

Merkezimizde tüp bebek uygulaması ile başarı oranı; 35 yaş altı kadınlarda embriyo transferi başına %60 civarındadır. Tüp bebek tedavisinin başarısı pek çok faktöre özellikle de kadının yaş durumuna göre değişmektedir.

Normal koşullarda korunmayan bir çift için evliliğinin birinci yılında gebe kalma şansı %80, ikinci yılda %10, üçüncü yılda %1,2 ve dördüncü yılda ise %0,6'dır. İlk adetin görülmesinden hemen sonraki yıllarda gebelik şansı yüksek değildir. Cinsel olgunluk yaşının başlamasına kadar geçen sürede genellikle adetler düzenli olarak meydana gelmez ve yumurtlama olmaması bu dönemde sıktır. Kadında 40 yaşından sonra da gebelik olasılığı ileri derecede azalır. 40 yaş ve üzeri olgularda adet düzeni çoğunlukla normal olduğu halde gebe kalma oranı %10'un altına düşer. Yumurtaların gelişmesi ve ovulasyon meydana gelse de, oluşan yumurtanın kolayca döllenebilmesi oldukça güçtür. Gebelik oluştuğunda anne yaşının ileri olması nedeni ile bebekte kromozom anomali-lerinin ve düşük riskinin arttığı da göz önüne alınmalıdır.

Serolojik Testler

     FSH      LH      E2      Prolaktin      Serbest T4      TSH      Serbest Testosteron      17-OH Progesteron      DHEA-S04      Androstenedion

Hbs Ag Anti-Hbs Anti-HCV Anti-HIV I+II Rubella IgG Rubella IgM Toxo IgG Toxo IgM

Tanısal Uygulamalar

Histerosalpingografi (HSG)

İnfertilite olgularında tüplerin açıklığını ve görevlerini yerine getirme yeteneğine sahip olup olmadığını saptamak için HSG (ilaçlı rahim filmi) ve laparoskopi (ışıklı aygıt yardımı ile göbekten karın içinin gözlenmesi) en sık başvurulan yöntemlerdir. HSG'de rahim ağzında yetmezlik, tüberküloz, gelişmemiş rahim, adenomyozis, myom nodülleri, rahim içi polipler ve rahim anormallikleri kolaylıkla tanımlanabilmektedir.

Laparoskopi

Soğuk ışık kaynağı ile aydınlatılan fiberoptik bir sistemin karın boşluğuna sokularak, karın içi organlarının tetkik edilmesi işlemidir.

Genel anlamda HSG'de kuşku veren olgularda, nedeni açıklanamayan infertilitede, genital organ anomali-lerinde, dış gebelik kuşkusu olan kadınlarda, endometriozisde, jinekolojik tümörlerin tanı ve izlenmesi amacıyla, ayrıca açıklanamayan pelvik ağrı ve adet görememe durumlarında tanı ve/veya tedavi amacı ile uygulanır.

Histeroskopi

Fiberoptik ışık kaynaklı cihazın rahim ağzı yoluyla rahim boşluğuna sokularak rahim içinin endoskopik olarak incelenmesidir. HSG'de rahim boşluğunun kenarlarında düzensizlikler veya dolma defektleri saptanacak olursa, rahimde şekil bozukluğu veya yapısal bozukluk söz konusu ise, rahim içi yapışıklıkların değerlendirilmesi ve tedavisi gerekiyorsa, myom ya da rahim içi poliplerinin tanısı ve tedavisi yapılacaksa histeroskopi uygulanır.

Hormonal nedenler

Beynin alt kısmında bulunan hipofiz bezi FSH ve LH hormonlarını salgılamaktadır. Bu hormonlar testislerden sperm üretimini ve erkeklik hormonu olan testosteronun salgılanmasını uyarır. İncelemeler bu hormonlara ait bozuklukları veya testislerde sperm üretim bozukluğuna işaret eden hormonal değişiklikleri gösterir.

Testislere ait nedenler

Testise ait nedenler iki grupta toplanabilir: Sperm yapım bozukluğuna bağlı nedenler (non-obstrüktif) ve sperm atım bozukluğuna bağlı nedenler (obstrüktif).

Sperm taşıyıcı kanallara ve organlara ait nedenler

Testislerde üretilen spermler, epididim organından geçerek vaz deferens olarak bilinen sperm taşıyıcı kanallar aracılığı ile penise taşınır. Üretilen sperm hücrelerinin, bu sistemdeki bir tıkanıklığa bağlı olarak ejakülata (meni) ulaşamaması söz konusu olabilir.

Doğuştan sperm kanalının gelişmemiş olması (İki taraflı doğuştan vaz deferens yokluğu): Doğuştan olan bu bozuklukta testisten sperm taşıyan vas deferens olarak adlandırılan organın tek veya sıklıkla çift taraflı olarak olmaması durumudur. Sıklıkla vesikulo seminalis ve epididim organının büyük bir kısmının yokluğunda görülür. %50-80 oranında bu kişilerde Kistik Fibrozis adı verilen genetik hastalığın taşıyıcısı olabilirler. İğne ile girilerek testisten elde edilen spermlerin yumurta hücresine mikroenjeksiyonu ile çocuk sahibi olabilen bu kişilerin eşlerinin mutlaka kistik fibrozis taşıyıcısı olup olmadıkları incelenmelidir.

Enfeksiyon, travma, bu organlara veya komşu olan organlara daha önce yapılan cerrahi müdahaleler, prostat, vezikülo seminalis kistleri veya taşların varlığında testislerde sperm üretimi devam etmesine rağmen kanal bütünlüğü bozulduğu için dışarı çıkış engellenmiş durumdadır. Çeşitli cerrahi müdahale yöntemleri ile tıkanıklığın giderilmesi (vazovazostomi, vazoepididimostomi, TURED ameliyatları) mümkün olmaktadır. Doğuştan kanalın gelişmediği durumlarda testisten iğne ile sperm alınarak mikroenjeksiyon yöntemi ile çiftler çocuk sahibi olmaktadır.

Şeker hastalığı, nörolojik hastalıklar, travma sonucu bel omurlarının hasar görmesi, mesane veya idrar kanalı ameliyatları sonrası ejakülasyon (boşalma) sırasında meninin penisten gelmesi yerine mesaneye doğru geri kaçması da söz konusudur (retrograd ejakülasyon). Bu durumu oluşturan nedenlere yönelik çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Semen Analizi

Sperm örneği vermek için bir cinsel ilişki veya boşalmadan sonra en az 3 gün, en fazla 5 gün sonra (cinsel perhiz) merkezimize başvurmanız istenir. Tetkik için sperm verme saatleri hafta içi her gün ve cumartesi günleri 09:00-16:00 arasındadır. Tetkik sonucunuz size ertesi gün verilecektir. Semen analizi 3-8 hafta ara ile en az 2 kez istenebilmektedir. Daha önce başka yerde yapılmış sperm analizlerine rağmen en az bir kez merkezimizde inceleme yapılması zorunludur. Meni verme işleminde sabun veya benzeri kayganlaştırıcı maddeler kullanılmamalıdır. Penis ve parmaklar, verilen kabın ve kapağının iç yüzüne dokundurulmamalıdır. Gelen meninin tamamının kabın içine verilmesi gereklidir. Yanlışlıkla kabın iç kısmına temas edilmesi veya meninin bir kısmının dışarı akması durumunda laboratuvar görevlileri durumdan mutlaka haberdar edilmelidir. Laboratuvar koşullarında sperm veremeyen erkeklerin bu durumunu doktorlarına, laboratuvardaki görevlilere veya IVF bölümü hasta danışmanlarına haber vermeleri gerekmektedir. Laboratuvar dışında sperm verecek olan erkeklerin, meni içeren kabı en fazla 20 dakika içinde, vücut sıcaklığında (örneğin koltuk altında) korunacak şekilde ve güneş görmeyecek şartlarda laboratuvara ulaştırılmaları gerekmektedir.

Hormonal Tetkikler

Hormon tetkikleri ideal olarak sabah saatlerinde yapılmalıdır. Ancak İstanbul dışından gelen çiftlerin zaman darlığı nedeni ile akşam saatlerinde de tetkikleri istenebilmektedir. Duruma göre tetkikler 1-2 kez tekrarlanabilir. Tetkik sonucu 2 veya 3 gün sonra sizlere ulaştırılacaktır.

Ultrasonografi (Testtis / Transrektal)

u tetkikler radyoloji bölümü tarafından yapılmaktadır. Bu nedenle inceleme yapılacak saatler, hasta danışmanı tarafından randevu verilerek planlanır. Tetkikler genellikle aynı gün veya ertesi gün çalışma saatleri içinde yapılmaktadır ve sonuçlar aynı gün verilmektedir.

Genetik Analiz

Genetik inceleme, sperm sayısının 5 milyon/ml'nin altında bulunduğu tüm interfil erkeklerden istenmektedir. İnceleme, kan örneği alınarak yapılmaktadır. Hafta içi her gün genetik uzmanı ile bu konuda bilgilendirme amaçlı görüşme ve işlem için kan alınması mümkündür. Sonuçların değerlendirilmesi 1-2 hafta sürebilmektedir.

Y Kromozom Mikrodelesyonu

Sperm FISH Testi

Spermlerde nadir görülen ciddi şekil bozuklukları ortaya çıktığında veya erkeğin translokasyon adı verilen bir genetik hastalık taşıyıcısı olduğu durumlarda; FISH tekniği ile spermlerdeki kromozomal hatalar incelenmektedir. Bu uygulama mikroenjeksiyon tekniği ile elde edilecek embriyoların kromozom bozuklukları konusunda önceden bilgi vermesi açısından çok önemlidir. Preimplantasyon genetik tanı böyle durumlarda sağlıklı embriyoların seçilebilmesi için uygulanabilecek bir tanı yöntemidir.

İdrar Semen Kültürü

Kültürler, steril (mikropsuz) bir kaba verilen idrar veya meni örneğinden veya direkt olarak üretradan yapılmaktadır. Örnek verilmeden önce eller sabun ile temizlenerek yıkanmalı, kayganlaştırıcı madde kullanılmamalı, penis ve parmaklar kabın içine ve kapağın iç kısmına dokunmamalıdır. Sonuçlar en az 48 saat sonra verilmektedir.

Sonuçların değerlendirilmesi

Erkek kısırlığı nedeniyle kliniğe başvuran hastanın yapılan muayenesi sonucunda öngörülen tanıyı desteklemek için bazı testler yapılır. İlk ve mutlaka yapılması gereken test semen analizi (spermiogram) dir. Semen analizi sonuçları itibarıyla hekime sorunun ne olabileceği konusunda bilgi verir. Ancak asla semen analizine bakıp bir hastanın kısır yada üretken olduğunu söylemek mümkün değildir. Sperm analizi enfeksiyonun yada semen ileten kanalların tıkandığını veya testiküler yetmezlik gibi durumları işaret edebilir. Bu olgularda göre hekim kan hormon değerlerini, genetik testleri yada ultrasonografi gibi bazı ikincil testleri isteyebilir. Tüm bu sonuçlarda değerlendirildikten sonra hekim tedavi yöntemlerinden hasta için uygun olan birini seçip uygulayacaktır. Enfeksiyon yada hormonal problemler tespit edildiğinde medikal tedaviler yapılır. Varikosel yani sperm kanallarının tıkalı olması durumunda yine cerrahi yöntemlerle sorun çözülmeye çalışılır. Eğer hasta sperm veremiyorsa yani azoospermik ise o zaman kaynağından yani testisten cerrahi sperm elde etme yöntemlerinden biri seçilip uygulanır. Y – Kromozomu incelemesi, sperm üretiminden sorunlu olan Y – Kromozomu üzerindeki genlerin bozuklukları gösterilebilir. Bazı özel durumlarda gen bozuklukları testiste hiç sperm bulma şansının olmadığını işaret eder. Bu durumda tüp bebek tedavisi sonlandırılabilir.

Sperm Elde Etme Yöntemleri

Azoospermik erkeklerde, yani menisinde hiç sperm olmayan kişilerde tüp bebek (mikroenkeksiyon) uygulaması yapabilmek için hastanın testislerinden cerrahi yöntemlerle sperm bulmak gerekir. Sperm ileten kanalın tıkalı olduğunun bildiği kişilerde sperm üretimi vardır ancak dışarı iletilemiyordur. Bu hastalarda TESA, PESA gibi yöntemlerle (iğne aspirasyonu ile) sperm elde edilebilir. PESA; epididimden iğne ile sperm çekilmesi işidir. TESA; testislerden iğne ile sperm çekilmesi uygulamasıdır. Her iki işlemde lokal anestezi ile yapılır. Ayaktan yapılan girişimlerdir. Testislerde sperm üretimi ilgili bir sorun var ve sperm çıkmıyorsa, bu durumda açı cerrahi yöntemiyle operasyon mikropsu altında büyütme ile dokular daha iyi görünür hale getirilerek sperm elde edilmeye çalışılır. Bu işleme Mikro TESE adı verilir. Genellikle genel anestezi ile yapılır, yine ayaktan yapılan bir cerrahi girişimdir.





İntra-Uterin inseminasyonu (IUI)


Semen örneğinin yıkanarak, iyi hareketli spermlerin seçilip rahim içine verilmesi işlemidir. Bu yöntemin özelliği, hızlı hareket eden sağlıklı spermlerin seçilmesi, spermlere zararlı olan asit ortamın bertaraf edilmesi, spermin yumurtaya daha yakın bir yere bırakılması ve spermlere kadın fallop tüplerine ulaşma şansı verilmesidir.

Erkek infertilitesinde ilaç tedavisi veya operasyon, olguların ancak -15'inde başarılı olabilmektedir. İlaç tedavisi sonuçsuz kaldığında, erkeğin spermlerinin özel yöntemlerle hazırlanarak rahim içine bir kanül yardımıyla verilerek düşük oranda gebelik sağlanabilmektedir. İnseminasyon yönteminde spermlerin katedeceği mesafenin kısalması sağlanmakta, hareketli olmayan ya da şekil olarak bozuk spermlerin verilmesi engellen-mektedir. İnseminasyon işlemi için taze sperm örneği kullanılır. İnseminasyon uygulaması, sperme ait hafif bozukluklarda (sayı, hareket, şekil), nedeni bulunamayan infertilitede ve rahim ağzında spermi öldüren salgı (antisperm antikor) varlığında öncelikle tercih edilir. Kadına 1-3 hafta süre ile yumurta gelişimini sağlayan ilaçlar verildikten sonra ovulasyonu tetiklemek için hCG (pregnyl veya profasi) yapılır. Bu iğneden 1.5 gün sonra bir kez veya iğneden sonraki 1. ve 3. günde 2 kez olmak üzere aşılama işlemi yapılır.

Bu işlemlerle sonuç alınamadığında daha ileri tedavi yöntemlerine geçilir.

İNTRAUTERİN İNSEMİNASYON(AŞILAMA)

Sayın,………………………………………………..

         Dosyanızın incelenmesi sonucunda sizeintrauterin inseminasyon uygulanmasına karar  verilmiştir.Sağlık raporunuzu çıkardıktan sonra takip etmeniz gereken yol aşağıdaki gibidir:

1-Adetinizin 1-2 veya 3’üncü günü Tüp Bebek Merkezi Polikliniğine müracaat ederek yumurtalıklarınızın kontrolü (kist vb) için müracaat ediniz.Kist veya başka bir sorun halinde reçeteniz verilerek tedaviniz gelecek aya ertelenecek ya da kistiniz boşaltılarak tedavinize başlanacaktır.

2-Tedaviniz adetinizin 3. günü 75 iü Menogon(veya 75iü Merional ya da Gonal-F veya Puregon gibi rekombinan FSH ) im,sc ile başlayacak,2-3 gün ara ile ultrason ile yumurta gelişimi takip edilecektir.Bir hafta sonunda yumurta gelişimi saptanamazsa başlangıç dozu P arttırılarak yumurta takibine devam edilecektir.Bir hafta sonra tekrar P doz artırımı yapılabilir…..

3-Yumurtalıklarınızda 1 adet 18mm follikül tespit edildiğinde yumurtanızın olgunlaşması ve çatlaması için o gece belli bir saatte (St:24:00);

-Pregnyl  1x10.000iü ( ya da Ovitrel  250 mgr 1x1)  im,ciltaltı yaptırmanız gerekmektedir.

4-İntrautein inseminasyon işlemi  bu injeksiyondan genellikle 34-36 saat sonra Tüp Bebek Ünitemizde yapılmaktadır.Aşılama işlemi içinsize verilen günde Saat 08:00’de kocanızla birlikte ünitemizde olmanız gerekmektedir.

5-Tüp Bebek Ünitesine geldiğinizde hemen kayıt işlemlerini yaptırarak kocanızın sperm verme odasına müracaatını sağlayınız.Kocanız sperm verdikten sonra sperm sayım ve yıkaması yapılana kadar salonumuzda istirahat edebilirsiniz.

6-İntrauterin inseminasyon işlemi ultrason altında yapılacağından idrar kesenizin dolu olması gerekmektedir.İstirahat ederken 1,5litre kadar su tüketerek idrar kesenizin dolmasını sağlayınız.İşlem bitene kadar idrarınızı tutmanız işlemin kolay ve uygun koşullarda yapılmasını sağlayacaktır.

7-Sperm hazır olduktan sonra aşılama için operasyon odasına alınacaksınız.Hemşire ve yardımcı personel tarafından masaya uygun şekilde yatmanız sağlanacak,perine yıkaması yapılacak ve steril takımlarla bacaklarınız ve perineniz örtülecektir.

8-Hemşire steril bir örtüyle operasyon masasını örttükten sonra işlem esnasında kullanılacak steril malzemelerini masa üzerine yerleştirecektir.

9-Bu esnada operasyon için kıyafetini değiştirmiş olan doktor steril eldivenlerini giyerek operasyon için yerini alacaktır.

10-Operatör doktor önce serum fizyolojik ile ıslatılmış steril bir spekulumu hastanın haznesine yerleştirecek,kollumun rahatça görülmesini sağlayacaktır.Daha sonra kollum steril bir gazbezi ile temizlenecektir.Takiben hemşirenin yardımıyla abdominal ultrasondan uterusun pozisyonunu saptayacak,endometriumun uygun bir şekilde görüntülenmesini sağlayacaktır.İnseminasyon kanülü ultrason görüntüsü altında ucu kavitenin ortasına ulaşacak şekilde yerleştirilecektir.(Bu esnada gerekirse tek dişli kullanılarak uterusun aksı düzeltilebilir ya da inseminasyon kanülünün ucu aksa uygun olarak kıvrılabilir.)

11-Bu esnada yıkanmış olan sperm enjektör içerisinde ve üzerine örneği veren kişinin adı yazılı olarak vücut ısısında operasyon salonuna getirilir.Hastaya kendi Adı,Soyadı,Anne adı,Doğum tarihi,Kocasının Adı,Soyadı vb sorularak doğrulama işlemi yapılır.

12-Yıkanmış sperm enjektörü operatöre verilir,enjektör kanülün ucuna monte edilerek spermler yavaşça uterin kaviteye boşaltılır.(Hızlı vermenin istenmeyen uterin kasılmaları başlattığı öngörülmektedir.)Bilahare kanül çıkartılarak ,spekulum da çıkartıldıktan sonra işleme son verilir.

13.Hasta 15-20 dakika istirahat etmesi için yatağına alınır.Bu sürenin sonunda hasta günlük aktivitesine devam etmek üzere taburcu edilir.(Aşılama akşamı ve gün aşırı bir hafta süreyle eşiyle birlikte olması tavsiye edilir.)

12-İntrauterin inseminasyon  işleminden sonra;

-Progestan caps 100mg  3x2 oral(ya da hazneye)

-Folbiol tb                       1x1

-Zinco-C                          1x1

-Coraspin 100mg            1x1     size reçete edilecektir.

15 gün sonra yapılacak olan   b-HCG sonucu görülene kadar bu ilaçları kullamaya devametmeniz gerekmektedir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Glucophage 850mg veya 1000mg sizebırakmanız söylenene kadar günde 2 kez alınmaya devam edilecektir.

          SAYIN HASTAMIZ TEDAVİ SÜRESİNCE (YA DA 6 AYDAN BERİ) EŞLERİN SİGARA VE ALKOL KULLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.

KİLOSU FAZLA OLAN HASTALARIMIZINTEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KİLO VERMELERİ (-15) TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRACAKTIR.BU UYARIYA DİKKAT ETMENİZİ ÖNEMLE RİCA EDERİZ.

          ENJEKSİYON BAŞLADIKTAN SONRATEDAVİ SÜRESİ 15+-7 GÜNDÜR.BU SÜRE BOYUNCA İSTANBUL’DA KALMANIZ GEREKMEKTEDİR.





Tüp Bebek- İVF


Uygulama endikasyonları

1. Tubal faktör, tubal ve pelvik adheziv hastalık

2. Endometriozis

3. Erkek faktörü

4. İdiopatik infertilite

5. Kadına ait yaş faktörü

6. İmmünolojik infertilite

Yukarıda bahsedilen nedenlerin varlığında daha önceki tedavi uygulamaları da gözönüne alınarak IVF veya mikroenjeksiyon uygulaması gerçekleştirilir. IVF uygulamasına karar verilmesine rağmen işlem günü erkekten elde edilen spermin özelliği ve kadından elde edilen yumurta sayısına göre IVF yerine daha yüksek döllenme elde etmek amacı ile ICSI uygulanabilmektedir.

Özellikle uzun infertilite süresi olan ve infertilite nedeninin açıklanamamış olduğu çiftlerde IVF ve ICSI tedavileri olası bir döllenmeme riskine karşılık birlikte yapılır. Merkezimizde kadın yumurta sayısı 5 veya daha altında ise nedene bakılmaksızın daha yüksek döllenme elde etmek amacı ile ICSI yapılmaktadır.

Daha önceki denemede normal sperm parametrelerine rağmen döllenme elde edilmemiş ise, IVF işlemi ikinci kez tekrar edilmemektedir. Bu çiftlerde doğrudan ICSI işlemi uygulanır. IVF için toplanan yumurtalar özel olarak geliştirilmiş kültür ortamına yerleştirilir. Yumurta toplandıktan 4-6 saat sonra daha önce alınmış meni örneği, ileri doğru hareketlilik ve normal şekil oranına göre hesaplanarak kültür ortamında 100-300 bin arası hızlı hareketli sperm olacak şekilde miktar (volüm) hesaplanarak yumurtaların içinde bulunduğu kültür ortamlarına konulur. Spermlerin, yumurtaları kendiliğinden döllemesi beklenir. Tüp bebek yönteminin mikroenjeksiyondan en önemli farkı budur. Mikroenjeksiyon işleminde ise kötü sperm kalitesi nedeni ile spermin kendiliğinden yumurtayı döllemesi beklenmez, sperm yumurta içine enjekte edilerek döllenme sağlanır.

Yumurta geliştirilmesi

Yumurta gelişiminin sağlanması amacıyla çeşitli hormon preparatları kullanılmaktadır. Folik asit eksikliğinde bebeklerde oluşabilecek nöral tüp defektlerini önlemek amacıyla tedavinin hazırlık döneminde folik asit preparatları kullanılmaktadır. Buna ek olarak, laboratuvar imkanları ile tanımlanması zor olan ve tedaviyi olumsuz yönde etkileyebilecek olan bazı mikropların ortadan kaldırılması amacı ile kısa süreli antibiyotik tedavisi verilmekte ve bu ilacı eşlerin her ikisinin de kullanması istenmektedir.

Yumurta gelişiminin, dışarıdan verilen hormonal ilaçlarla kontrol edilmesi için hazırlık döneminde yaklaşık iki hafta süre ile baskılayıcı hormonlar kullanılmaktadır. Bu hormonlar cilt altı iğne veya burun spreyi şeklinde kullanılabilir. Baskılayıcı tedaviyi takiben kan tahlilleri ve ultrasonografi incelemesi yapılarak uygun kriterlerin saptanması ile yumurta gelişimini uyaracak olan hormonal ilaçlara başlanır.

Yardımcı üreme tekniklerinde bu ilaçların kullanılmasının nedeni daha çok yumurta ve embriyo elde ederek gebelik şansını arttırmaktır. IVF ve ICSI işlemleri hemen tümüyle laboratuvar koşullarında yapıldığından, her aşamada kayıplar olabilmektedir. Ultrasonografide görülen yumurtaların hepsi toplanamayabilir veya toplanan yumurtaların tümü döllen-meyebilir. Yukarıda söz edilen hormonal ilaçların bir çoğu düzenli yumurtlaması olmayan kadınlarda yaklaşık 20 yıldır kullanılmaktadır. Bu ilaçların kullanılması ile elde edilen gebeliklerde özürlü bebek doğumu, düşük veya erken doğum sıklığında bir artış görülmemiştir. Her hasta için, kadın yaşı, yumurtalıkların rezervi, kan hormon değerleri ve boy/kilo oranına göre ayrı bir tedavi şeması belirlenmektedir. Her kadının tedaviye vereceği cevap farklı olacağından, tek bir tedavi şemasını herkese uygulamak yerine kişiye en uygun protokolün belirlenmesi gereklidir. Bu değerlendirme çiftlerin hikayesi, muayenesi, ultrasonografi ve laboratuvar incelemelerinin sonuçları ışığında gerçekleştirilir.

Yumurtalık Hormonlarını Baskılayan İlaçlar:

Suprecur Suprefact Lucrin Synarel Decapeptyl

Yumurta Gelişimini Uyaran İlaçlar FSH içeren ilaçlar:

Puregon Gonal-F Metrodin Follegon

HMG içeren ilaçlar:

Humegon Menogon Pergonal

Yumurtanın Çatlamasını Sağlayan İlaçlar:

Pregnyl Profasi Choragon

Cetrotide

Yumurta gelişimini uyarıcı ilaçların başlanmasını takiben seri kontroller gerçekleştirilir. Başlangıçta daha seyrek olmakla birlikte yumurta gelişimi belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra günlük kontroller gerekir. Gelişen yumurtaların ultrasonografik takibi yapılır ve yumurtalardan salgılanan hormonların kan düzeyleri belirlenir. Takipte elde edilen kriterler doğrultusunda ilaç dozlarında uygun değişiklikler yapılır. Yumurta gelişimi ortalama olarak 10-12 gün sürmektedir. Bu süre, yumurtalıkların ilaçlara verdiği cevap ile ilişkili olarak değişebilmektedir.

Yumurtalar belirli bir büyüklüğe ulaştığında olgunlaşmalarını uyarmak amacı ile ilaç uygulanır. Yumurta olgunlaşmasını uyaran ilacın yapılmasından 36 saat sonra yumurta toplama işlemi uygulanır.

Yumurta gelişimini uyaran ilaçların kas içine verilmesi enjeksiyon yerinde küçük morluklar ve rahatsızlıklara neden olabilir. Kullanılan burun spreyi veya cilt altı iğneler baş ağrısı, yorgunluk, kas ve eklem ağrısı ve geçici menopozal yakınmalara benzer şikayetler oluşturabilir. Yumurta gelişimini uyaran ilaçlar nadiren yumurtalıkların aşırı uyarılmasına, karında su toplanmasına neden olabilir ve bu şekilde ortaya çıkan tabloya "Ovarian Hiperstimulasyon sendromu" denir ve %1.3 oranında görülebilir. Bu durumun ağır seyreden tipinde hastanede yatarak tedavi görmek gerekebilir.

Yumurta gelişiminde kullanılan yeni protokoller

 GnRH-Antagonistlerinin Kullanımı (Orgalutran ve Cetrotide)

Son yıllarda yumurtalığın kendi salgıladığı hormonları kontrol etmeye yönelik yeni ilaçların ortaya çıkması ile yumurtalık hormonlarının dışarıdan verilen ilaçlarla kontrol altına alınması ve yumurta gelişiminin daha kısa bir sürede sağlanması mümkün olmaktadır. GnRH - antagonistleri adı verilen ilaçlarla yumurta gelişimi aşaması öncesi hazırlık ve baskılama dönemine gerek kalmadan, kadının adetinin ikinci veya üçüncü gününden itibaren güvenli olarak yumurta gelişimi sağlanabilmektedir. Bu ilaçlar sayesinde hastanın işlem için ayırdığı süre kısaltılabilmekte ve kullanacağı ilaç dozu düşürülerek hem süre ve hem de maliyet azaltılmaktadır. Antagonist tedavisi yumurtalık rezervi normal olan genç kadınlarda kullanılabildiği gibi kısıtlı yumurtalık rezervine sahip ileri yaş kadınlarda da başarı ile kullanılabilmektedir.

Klomifen Sitrat ve Aromataz İnhibitörü (Letrozole) Kullanımı

Klomen Femara Gonophene Klomid Serophene Fertilin

Yumurtalık rezervi azalmış olan kadınlarda, alternatif yaklaşım, sayıca az olan yumurtaların klomifen sitrat veya letrozole adı verilen ilaçlarla, adetin ilk yedi gününde büyümelerinin sağlanmasıdır. Burada amaç, adı geçen ilaçların yardımı ile kadının kendi hormonlarının seviyelerini yükseltmek, yumurta geliştirici ilaçları daha az sayıda kullanarak yumurta kalitesini arttırmaktır. Merkezimizde, bu protokoller kullanılarak, daha önce klasik yöntemlerle kaliteli yumurta gelişimi sağlanamamış birçok ileri yaş hastada gebelik elde edilmiştir. Bu protokoller kullanılarak merkezimizde elde edilen gebelik oranları % civarındadır.

Natürel Siklusta ICSI

Yumurtalık rezervi kısıtlı olan ve ilaç uyarısı ile yumurta gelişimi sağlanamayan kadınlarda son alternatif olarak, kadının her ay kendiliğinden büyüyen tek yumurtası takip edilerek mikroenjeksiyon uygulaması gerçekleştirilebilir. Düzenli adet gören kadınlarda her ay yumurtalıklardan bir yumurta geliştiği tahmin edilebilir. Bu yumurtanın büyümesi takip edilerek yeterli gelişim gösterdiği dönemde yumurta toplama işlemi ve takiben mikroenjeksiyon uygulanır ve gelişen embriyo uygun bir dönemde transfer edilir. Türkiye’de bu uygulama ile elde edilen ilk gebelik ve canlı doğum merkezimizde gerçekleştirilmiştir.

Tedavide başarı şansı, tek embriyonun transfer edilmesi nedeniyle civarındadır.

Yumurta toplama işlemi-OPU

Yumurta toplanması vaginal yol ile yapılan ultrasonografi probuna ilave edilmiş bir iğne eşliğinde, yumurtaların toplanması işlemidir. Bu esnada hastanın istemine bağlı olarak genel veya lokal anestezi uygulanmaktadır. Bu durumun önceden kararlaştırılması gereklidir. Yumurta toplanması, rahat tolere edilen, genellikle ciddi bir ağrıya yol açmayan ve tekrarlanabilen bir işlemdir. Bir önceki akşam saat 24:00'den itibaren hiçbir şey yeyip içmemeniz ve sabah size bildirilen saatte, aç olarak merkeze gelmeniz istenecektir.

Bu uygulamadan sonra oluşabilecek olası kasık ağrısı için, günde 2-3 tablet parasetamol almanızda sakınca yoktur. İşlem bittikten sonra bir süre sulu gıdalarla beslenmeniz sağlanıp yaklaşık bir saat sonra ayrılmanıza izin verilecektir. Bu süre içinde ilgili hemşireler tarafından kontrolleriniz yapılıp gerekli öneriler bildirilecektir. Yumurtaların toplanması sırasında kullanılan iğneye bağlı olarak çok düşük oranlarda enfeksiyon ve kanama riski vardır. Enfeksiyon meydana gelirse damar yolu ile antibiyotik kullanımı için hastaneye gelmeniz istenebilir. Çok nadiren hastanede gözlem veya laparoskopi gerekebilir.

Embriyo transferi-ET

Yumurtalar normal döllenerek embriyo gelişimi gerçekleşirse, embriyoların rahiminize yerleştirilmesi için 3, 4, 5 veya 6 gün beklenip ardından embriyolar ince bir kateter aracılığı ile rahim içine transfer edilir. Embriyo yerleştirme işlemi dolu mesane ile ultrasonografi altında yapılır. İşlem ağrısızdır ve anestezi gerektirmez.

Transfer edilecek embriyo sayısı yaşınıza ve gelişen embriyoların kalitesi ve dönemine göre seçilmektedir. Çok sayıda embriyonun transfer edilmesi çoğul gebeliklere yol açabileceğinden sizin için en uygun sayıda embriyonun transferi sağlanacaktır.

Embriyolar rahime yerleştirildikten sonra yarım saatlik dinlenme yeterlidir. Daha uzun süre yatak istirahatinin gebelik şansını arttırıcı etkisi olmadığı saptanmıştır. İlk 24 saatte oda istirahati önerilir, daha sonra normal yaşamınıza geri dönebilirsiniz. Gebelik test sonucunu öğreninceye kadar cinsel ilişkide bulunmamanız gerekmektedir. Önerimiz dışında ilaç kullanmadan önce bilgi vermeniz, radyasyon yönünden riskli alanlarda bulunmamanız ve tedavinizin başlangıcından itibaren kesinlikle sigara içmemeniz gereklidir. Tedaviniz gebelik ile sonuçlanamaz ise, yeni bir tedaviye başlamak için en az 3-4 ay beklenmelidir. Tedavi gebelik oluşuncaya veya bu yöntemlerle gebelik sağlanamayacağına karar verilinceye kadar sürebilir.

Yumurtaların normal gelişimi ve olgunlaşmasının izlenmesi ve iyi kalitede embriyoların geliştirilmesi, tedavinin başarısı açısından çok önemlidir. Takip sırasında yeterli yumurta toplanamayacağı kararına varılırsa, tedavi durdurulup, yumurta toplama işlemi iptal edilebilir. Özellikle kısa tedavi protokolü kullanan kadınlarda, yumurta toplama işlemi öncesi LH hormon düzeyi yükselmesi veya özellikle uzun protokol kullanırken yumurta gelişiminin gerilemesi saptanırsa tedavi kesilebilir. Ayrıca ilaçlara yanıt aşırı olur ve bu nedenle ovarian hiperstimulasyon sendromu açısından yüksek risk oluşursa tedavi kesilebilir veya o siklusta elde edilen yumurtalar döllendirilip dondurularak saklanır ve riskin olmadığı bir başka ay transfer edilir.

İn Vitro Fertilizasyonda İlk ANDROLOJİK Değerlendirme (Semen Analizi)

IVF laboratuarı çalışmakta olan androloglar , semen örneğini doğru olarak inceleyecek iyi bir donanıma sahip, aynı zamanda IVF hastalarına yeterli bilgi verebilecek şekilde semen analizini yorumlayabilmektedirler. IVF için adaylık oluşturan çiftler, tedaviye başlanmadan önce androlog , ürolog ve jinekologlar tarafından ayrıntılı bir şekilde incelemeye alınırlar.

Erkek partner için yapılan bazal semen analizi semenin fiziksel özelliklerinin (pH, likefaksiyon, koagulasyon, viskozite, volüm, renk, koku) çalışılmasını da içerir. Merkezimizde uygulanan komple semen analizi 2 kategoride incelenebilir:

Örneğin elde edilişi :Hastanın semen örneği , 3 günlük cinsel perhiz sonrası hastaya yazılı ve sözlü olarak sunulan açıklamalar çerçevesinde merkezimizdeki semen verme odalarında , mastürbasyon yöntemi ile elde edilir.

1-Fiziksel parametrelerin değerlendirilmesi : Semen örneğine ait pH, likefaksiyon, koagulasyon, viskozite, volüm, renk, koku değerlerinin analiz edilip kaydedilir.

2-Kantitatif ve kalitatif analiz: Sperm konsantrasyonu,sperm hareketlilik miktar ve progresyonu ölçülür makler sayma kamarası ile değerlendirilir.Sperm vitalitesi ve ayrıntılı morfolojik değerlendirilmesi ( Kruger’in kriterlerine göre ) , olgun spermatozoa dışındaki hücrelerin sitolojik değerlkendirmesi değişik boyama teknikleri sonrasında gerçekleştirilir.

Genetik Tanı

Genetik Tani Merkezi üç alt birimden olusmaktadir. Kromozomal çalismalarin yürütüldügü sitogenetik laboratuvarinda konvansiyonel birçok yöntem uygulanabilmektedir. Moleküler sitogenetik biriminde FISH (Floresan In Situ Hibridizasyon) yöntemi eriskin ve embriyo hücrelerine uygulanmaktadir. Moleküler genetik biriminde ise tek gen hastaliklarina ait mutasyon veya mikrodelesyonlarin saptanmasinda çeşitli moleküler teknikler uygulanabilmektedir. Genetik tani merkezimiz bu üç birimi içeren ülkemizdeki sayılı laboratuarlardandir.

Laboratuarda Uygulanan Dondurma İşlemleri

Embriyoların dondurulması

Testis dokusu dondurulması

Over dokusu dondurulması ve transplantasyonu

Endometrial coculture hücreleri dondurulması

Embriyo Freezing (Embriyoların Dondurulması)

Embriyoların dondurulması tüp bebek tedavisi için başvurmuş olan çiftlere birçok kolaylık sağlamaktadır. Eğer tüp bebek yada mikroenjeksiyon uygulanıp gebelik elde edilemezse, gebelik elde edilip düşükle sonlanırsa yada doğumla sonlanan bir gebelikten sonra çift tekrar bir bebek dünyaya getirmeye karar verirse, daha önce kendi sperm ve yumurta hücrelerinin döllenmesiyle elde edilmiş olan dondurulmuş embriyolar çözülerek kadın rahmine yerleştirilip gebelik olması sağlanabilir. Böylece kadına uzun süren hormon ilaçlarının verilmesi engellendiği gibi tüp bebek işlemindeki gerekli bütün aşamalar atlanacağı için maliyet olarak da çiftlere son derece uygun bir kolaylık sağlamaktadır. Merkezimizde embriyo dondurma teknikleri ile elde edilen gebelik oranı % 38 ile 40 oranındadır. Embriyoların dondurulması çeşitli nedenlerden dolayı zorunlu olarak da yapılmaktadır. Eğer embriyoların transfer edileceği dönemde kadına ait herhangi bir sorun ortaya çıkarsa (örneğin hormon tedavisi sırasında yumurtalıkların aşırı uyarılması) o zaman tüm embriyolar dondurulup kadında hayati risk oluşturan bu tablonun gerilemesinden sonra daha emniyetli bir zamanda çözülerek transfer edilebilirler. Yine rahim içi zarının (endometriumun) gebelik için uygun olmayacak bir kalınlıkta olması durumunda da embriyolar dondurularak saklanıp daha sonra rahim içinin daha iyi hazırlandığı başka bir dönemde transfer yapılabilir. Embriyolar gelişme dönemlerinin her aşamasında dondurulabilmektedirler. Ancak her aşamanın kendine özel bir teknikle yapılması ve aşamada dondurma sonrası çözme işlemi yapıldığında hücrelerin canlılıkları devam ettirip ettirmedikleri son derece önemli bir konudur. Merkezimizde 1., 2., 3., 5. ve 6. gün embriyo dondurma işlemleri uygulanmaktadır. Yapılan çalışmalar ve bizim kendi gözlemlerimiz en erken ve en geç evrede yapılan dondurma işlemlerinin gerçekte en başarılı sonuçlar verdiği şeklindedir. Özellikle 5. ve 6. gün aşamasındaki embriyoların dondurulmasında ülkemizde sadece İstanbul Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezinde uygulanan vitrifikasyon tekniği kullanılmaktadır ve bu yöntem kullanılarak embriyoların dondurup çözülmesi ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Teknik olarak çok daha uzun süreler saklanabilmelerine rağmen ülkemizde embriyoların dondurularak saklanma süresi Sağlık Bakanlığı, Üremeye Yardımcı Teknikler Üst Kurulunun hazırladığı yönetmelik gereğince 3 yıl olarak belirlenmiştir.

Testis Dokusunun Dondurulması

Günümüzde kadından elde edilmiş olgunlaşmamış yumurta hücreleri, olgun yumurta hücreleri ve her aşamada embriyo dondurulduğu gibi ayrıca sperm hücreleri ve erkeğin yumurtalık dokusu yani testis de dondurularak saklanabilmektedir. Erkekten elde edilen yumurtalık dokusunun dondurularak saklanması her seferinde tekrar eden operasyonlardan kaçınılması amacıyla oldukça önemlidir. Bilindiği gibi azoospermik yani menide hiç sperm bulunmayan erkeklerden sperm, ameliyatla yumurtalıklardan elde edilmektedir. Ve bir kez yumurtalıktan elde edilen dokuda sperm bulunduğunda bunların bir kısmı mikroenjeksiyon için kullanılırken geri kalan doku da dondurularak saklanabilir ve daha sonra tekrar çözülen bu dokudan elde edilen sperm hücreleri tekrar tekrar kullanılabilir. Ülkemizdeki yasalara göre sperm hücreleri hiçbir şekilde sperm bankası oluşturmak amacıyla dondurulamaz. Ancak operasyon ile elde edilmiş testis dokusunda sperm var ise bu dokunun atılması yerine kişinin kendisine ait olan hücrelerin dondurulması gerçekleştirilmektedir. Böylece kişi ileri bir tarihte yeni bir tedaviye başlamak isterse tekrar ameliyat geçirmek zorunda kalmamakta ve dondurulan bu doku içerisindeki spermler kullanılabilmektedir. Testis dokusu dondurma işlemi de başarılı bir şekilde Türkiye’de ilk kez merkezimizde uygulanmaya başlanmıştır.

Over Dokusu Dondurulması ve Transplantasyonu

Günümüzde, gelişen tedavi yöntemleri ile birçok kanser türünde kür sağlanabilmektedir. Bu sevindirici ilerlemelere rağmen bu tür tedaviler sonrasında birçok genç kadın hayatının geri kalan kısmını infertil olarak geçirmekte ve erken dönemde menopozla karşı karşıya kalmaktadır. Aynı problem çocukluk yaşı tümörleri, rahim kanseri gibi erken yaşta herhangi bir nedenle yumurtalıkları ameliyat ile alınmış kadınlar için de geçerli olmaktadır. Böyle durumlarda, yumurtalıkların veya yumurtalıklardan alınan bir parçanın, çeşitli koruyucu maddeler içerisinde dondurularak saklanması işlemi merkezimizde uygulanmaya başlanmıştır. İşlemde yumurtaları içeren yüzey dokusundan bir örnek alınır, küçük parçalar halinde dondurularak saklanır. Dondurulan dokular daha sonra çözülerek kullanılmak üzere -196o‘de sıvı azot tanklarında saklanır. Over dokusunun dondurulup çözüldükten sonra tekrar vücuda yerleştirildiğinde, fonksiyonlarını koruduğu gözlenmiştir. Bu yöntem yumurtalık kapasitesini erken yaşta kaybetme riski ile karşı karşıya kalan kadınlar için bir ümit oluşturmaktadır

Endometrial coculture hücrelerin dondurulması

Endometrial coculture işlemleri sırasında elde edilen hücreler işlem sırasında hastaya ait embriyoların kültüründe kullanılırken (primer kültür) alternatif olarak belirli koşullarda ve özel yöntemler kullanmak suretiyle dondurularak saklanabilirler. Böylece istenildiğinde daha ileri bir tarihte gerçekleştirilecek yeni bir tedavi sırasında kullanılabilirler. Endometrial coculture hücreleri dondurma işlemi embriyoloji ve androloji laboratuarlarında gerçekleştirilen diğer işlemler gibi özel teknik ve araçlar gerektirmektedir. Bu araçlar yardımıyla hücreler bulundukları kültür ortamından ayrıştırılarak gliserol ve DMSO gibi belirli oranlarda kriyoprotektan ajanlar içeren ortamlarda ve belirlenmiş soğutma oranlarında -70°C ye kadar soğutulur ve sıvı nitrojen içerisinde saklanırlar. Yeni bir tedaviye başlanıldığında, belirlenen günde çözülerek tekrar kültür ortamına alınırlar. Böylece endometrial coculture hücreleri birden fazla tedavi işlemi sırasında kullanılabilmektedir.

Genetik Danışma

Genetik Danışma kimlere gereklidir:

1.Kalıtsal bir hastalık taşıyıcılığı veya hastalığa sahip olma

a.Tek gen hastalıkları (Otozomal Dominant, Resesif veya X kromozomal kalıtılan)

b.Kromozomal bozukluklar (Sayısal Bozukluklar, Translokasyonlar)

c.Multifaktöriyel hastalıklar (Kan, Kalp, Böbrek, Kemik Hastalıkları ve Kanser) 

d.Mitokondrial hastalıklar

2.Genetik hastalığa sahip çocuk veya çocukların bulunması

a.Bir veya birden fazla doğumsal anormallik

b.Gelişme geriliği ve boy kısalığı

c.Cinsiyet gelişim kusurları

d.Zihinsel Gerilik (Mental retardasyon)

     3.Böyle kişilerin akrabalarında

                 a.Kalıtsal hastalık tanısı

                 b.Hastalığın seyri ve tedavi yöntemleri

                 c.Tekrarlama risklerinin belirlenmesi

                 d.Risk altında bulunan kişilerin yönlendirilmesi

4.Akrabalık (akraba evliliklerinin aile içinde dağılımı)

5.Teratojen bir ajan ile karşılaşma

6.Tekrarlayan gebelik kayıpları

7.İleri anne yaşı (≥37)

8.İnfertilite (erkek ve kadın faktörleri)

Genetik danışma, kalıtsal bir hastalık taşıyan veya taşıma riski bulunan kişilere ve bu kişilerin akrabalarına, hastalığın seyri ve tedavi yöntemleri, tekrarlama riskleri ve çözüm yolları ile beraber hangi dönemlerde hangi testlerin yapılması gerektiği ve bunların sonuçlarıyla ilgili bilgi verilmesidir. Danışma veren kişi bir genetik uzmanı olabileceği gibi bu konuda eğitim almış diğer uzmanlık alanlarındaki doktor veya biyolog olabilir. Genetik danışman olarak adlandırılan bu kişilerin öncelikli görevi aileye üzerinde tartışılan hastalıkla ilgili bilgileri doğru ve tam olarak aktarmak ve çözüm yolları sunmaktır. Bu nedenle genetik danışma hiçbir zaman yönlendirici olmamalıdır. Aksine tüm bilgiler kişi veya kişilerin anlayabileceği şekilde anlatılmalı ve karar ilgili kişiler tarafından verilmelidir.

Genetik danışma öncesinde, hastalık tanısının kesinleşmiş olması şarttır. Bu nedenle bir genetik uzmanı tarafından ayrıntılı aile öyküsü alınmalı ve aile ağacı (pedigri) çıkartılmalıdır. Hasta çocuk ise, aile öyküsünün alınması ve aile ağacının çıkartılması sırasında hasta kişinin anne ve babası mutlaka bulunmalı ve bilgiler direk ebeveynlerin kendilerinden alınmalıdır. Hasta çocuklar ve aile bireyleri muayene edilmelidir. Hastalığın tanımlanabilmesi amacıyla veya hastalığın tanımlandığı ancak kalıtım şeklinin belirlenemediği durumlarda kromozom analizi, DNA analizi, enzim düzeyleri gibi birçok ileri tetkike ihtiyaç duyulabilir.

Bu işlemler sırasında saptanan riskler, çiftlerin yeni gebeliklerinde riskin tekrarlamamasından tüm çocuklarının hasta doğma riskine kadar değişebilmektedir. Bu işlemlerden sonra;

a.Hastalığın tanısı konmuş veya genetik neden saptanmış ise hastalığın neden olabileceği problemler, sonuçları, yeni gebeliklerdeki riskler, gebelik öncesi ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda aile aydınlatılır.

b.Tanı konamayan ailelerde hastalığa ait kalıtım şekli belirlenmiş ise aileye tekrarlama riskleri konusunda bilgi verilebilir.

Akraba evlilikleri

Akraba evlilikleri, aralarında kan yakınlığı olan kişiler arasında yapılan evliliklerdir. Akrabalık derecelerine göre en yakını 1. derece akraba evliliği dediğimiz kuzen evlilikleri olup teyze, hala, amca ve dayı çocuklarının arasında yapılan evliliklerdir. Yurdumuzda akraba evliliği oranı –40 olup bölgelere göre değişmektedir. Bu oran, bir kaç izole toplum dışında dünyanın en yüksek akraba evliliği oranıdır. Genel olarak toplumda doğan her 100 çocuğun 2-3 ünde çeşitli nedenlerden kaynaklanan anomaliler saptanır. Bu risk akraba evliliği yapmış olan çiftlerde iki katına (%4–6) çıkar. Bu nedenle akraba evliliği yağmış çiftlerde gebelikler düzenli olarak takip edilmeli ve ileri düzey ultrasonografi mutlaka yapılmalıdır. Doğum sonrasında ise yenidoğanda fenilketonüri gibi sık gözlenen ve resesif kalıtılan hastalıklar için tarama testleri gerçekleştirilmelidir. Ayrıca bu çiftler, bazı resesif kalıtımlı hastalıklarda ilk bulguların doğumdan sonra gelişim evrelerinde ortaya çıkması nedeniyle ikinci bir gebelik öncesinde uyarılmalı ve 1–2 sene beklemeleri önerilmelidir.

Akraba evliliği aynı hastalıklı geni taşıma riskini arttırdığı için özellikle nadir gözlenen otozomal resesif hastalıkların ortaya çıkma riskini de artırır. Akraba evliliği sonrasında otozomal resesif kalıtımlı bir hastalığın ortaya çıkması durumunda çiftlerin yeni gebeliklerinde hasta çocukların doğma riski her gebelik için %’tir.

Teratojen ajanlar

Gebelik sırasında karşılaşılan çevresel etkenler ve kimyasal maddeler fetüste malformasyonlara (şekil veya fonksiyon bozukluğu) neden olabilir. Teratojen bir ajanın gebeliğe etkisi; gebeliğin hangi döneminde maruz kalındığı, ajanın özelliği, ne kadar süre ve dozda kullanıldığına göre değişir. Bunların embriyo üzerindeki etkisi, ilk 2 hafta içerisinde olup embriyo ya kaybedilir veya tamamen sağlıklı olarak gelişmeye devam eder. Teratojen ajanların etkileri özellikle organogenezisin (organ gelişimi) gerçekleştiği 3–10. haftalarda gözlenir. Gebeliğin daha sonraki dönemlerinde ise fetüsün etkilenme olasılığı daha düşüktür. Gebelik döneminde bir teratojen ile karşılaştığı düşünülen kadınlarda bilgiler çok dikkatli alınmalı ve daha sonra aileye genetik danışma verilmelidir.

Tekrarlayan gebelik kayıpları

Doğal gebeliklerin yaklaşık -20’sinin düşükle sonuçlandığı düşünülmekle birlikte, kadınların çoğunlukla çok erken dönemdeki düşükleri fark edememeleri veya bir kaç gün kaymış adet kanaması olarak değerlendirmeleri nedeniyle bu oranın daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Düşüklerin oluşumunda çeşitli nedenler rol almaktadır. Bunlar genetik, anatomik, endokrin, otoimmün veya dış kaynaklı nedenlerdir. Bu nedenlerin en önemlilerinden biri olan fetal kromozom anomalileri ilk 3 aydaki düşüklerin P-60’ından, ikinci üç aydaki düşüklerin -25’ inden, üçüncü üç ayda ise %5-10’nundan sorumludur. Fetüste saptanan bu anomaliler genellikle yeni oluşan olaylardır ve diğer gebeliklerde tekrarlama riski çok azdır. Bununla birlikte bazı çiftlerde anne ve baba sağlıklı olsa da düşüklere neden olabilecek kromozomal düzensizlikler saptanabilir. Bu nedenle gerek düşük materyalinde fetal dokuya ait hücrelerde, gerekse tekrarlayan düşükleri (2 veya daha fazla düşük) olan çiftlerden alınacak kan örneklerinde kromozom analizlerinin yapılması gereklidir. Yapılan genetik incelemede kromozom anomalisi saptanamaz ise düşüklere neden olan diğer faktörlerin kadın doğum uzmanı bir hekim tarafından değerlendirilmesi gereklidir.

İleri anne yaşı

İleri maternal yaşı (>37) olan kadınların gebeliklerinde kromozomal düzensizlik riski artmakta ve en sık olarak Down Sendromu (Trizomi 21) görülmektedir. Normalde 700–800 doğumda bir (%0,1 den az) gözlenen Down sendromu yaşla birlikte artmakta ve 40–45 yaşlarında görülme riski %1–4 arasında değişmektedir. Bu nedenle ileri anne yaşı olan çiftlere gebelik öncesinde kromozomal anomali riski anlatılmalı ve prenatal tanı önerilmelidir.

Erkek İnfertilitesi

İnfertilite nedeni ile değerlendirilen çiftlerin yaklaşık 0-40’ında erkek faktörünün sorumlu olduğu bilinmektedir. Erkek infertilitesine yönelik olarak gerçekleştirilen detaylı incelemeler (anamnez, fizik muayene, hormonal, serolojik veya immünolojik testler, ultrasonografi ve Doppler inceleme) sonucunda, olguların çoğunda altta yatan nedeni tanımlamak mümkün olmamaktadır. Son yıllarda moleküler genetik alanında kullanılan tekniklerdeki hızlı gelişmeler sonucunda infertilitenin genetik kökeni hakkında çok detaylı bilgiler ortaya konulmaktadır.

Şiddetli erkek faktörü yüksek oranda genetik problemlerle karşımıza çıkmaktadır. Spermatogenezin (sperm oluşumu) belirli kromozomlarda yer alan gen veya gen grupları tarafından yönetildiği, bu bölgelerdeki kusurların sperm oluşumu, olgunlaşması veya farklılaşması gibi aşamalarda kusurlara yol açabildiği bilinmektedir. Kromozomlardaki sayısal veya yapısal değişiklikler, moleküler düzeydeki gen defektleri sperm oluşumunu farklı mekanizmalar ile olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Erkek infertilitesi üzerine yapılan genetik araştırmalarda bazı kusurların de novo (yeni oluşum) olarak çıktığını göstermektedir. Yani saptanan kusur anne veya babadan kalıtılmamış kişinin kendisinde ortaya çıkmıştır





IVF PROTOKOLLERİ


LONG PROTOKOL(OKS’siz)

1-Adetinizin 1-2 veya 3’üncü günü Tüp Bebek Merkezi Polikliniğine müracaat ederek yumurtalıklarınızın kontrolü (kist vb) için müracaat ediniz.Kist veya başka bir sorun halinde tedaviniz verilerek İVF tedaviniz gelecek aya ertelenecek ya da kistiniz boşaltılarak tedavinize başlanacaktır.

2-Tedaviye kabul edilmeniz halinde ;

Adeti 25 gün süren hastalarımız    18.gün,

Adeti 28 gün süren hastalarımız    21.gün,

Adeti 30 gün süren hastalarımız    23.gün,

Adeti 32 gün süren hastalarımız    25.gün,

-Lucrin 0,5x1 (ya da Decapeptyl 0,1x1 ) ciltaltına uygulanmaya BAŞLAYACAKTIR.

3-Adetin 3.günü ;

  -Puregon 150iüX1(ya da Gonal-F 150iüX1)+Menogon 75iüX1(ya da Merional 75iüX1)

veya

  -Puregon 225iüX1(ya da Gonal-F 225iüX1)+Menogon 75iüX1(ya da Merional 75iüX1)

im,ciltaltına uygulanmaya BAŞLANACAKTIR.

  -Bu ilaçların başlandığı gün Lucrin (0,25x1) ya da Decapeptyl (0,5x1) dozu YARIYA DÜŞÜRÜLECEKTİR.

4-Adetinizin 6. günü yumurtalıklarınızın durumunun takibi için polikliniğimize müracaat edecek ve size verilen takip protokolüne göre ilaçlarınıza devam edecek,yumurta takibine gelecek ve gerektiğinde hormon tetkikleri yaptıracaksınız.

5-Yumurtalıklarınızda 1 adet 18mm ve 2 adet 17mm follikül tespit edildiğinde yumurtalarınızın olgunlaşması için o gece belli bir saatte;

-Pregnyl      1x10.000iü ( ya da Ovitrel  250 mgr 1x1)  ciltaltı uygulanacak     yaptırmanız gerekmektedir.

6-Pregnyl (ya da Ovitrel) yapıldıktan 35saat 30 dakika sonra yumurtalarınızın toplanma işlemi anestezi altında Tüp Bebek Merkezimizdeyapılacaktır.Yumurta toplanacağı gün sabah Saat 08:00’de en az 5 saatten beri aç ve susuz olmak şartıyla hastanemizde olmanız gerekmektedir.

7-Yumurta toplama işleminden sonra size

  -Prednol  16mg       1x1

-Crinone gel  %8     2x1    (Gebelik testi yapılana kadar bırakılmayacak)

-Monodox 100mg (ya da Tetradox 100mg)     2x1

-Parol  500mg     2x1     size tarif edilerek reçete edilecektir.

8-Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra embrio transferi (aksi bir durumda size haber verilecektir) sabah saat 08:00’de Tüp Bebek Merkezimizde yapılacaktır.Bu işlem için idrar kesenizin dolu olması gerekmektedir.Lütfen o sabah mümkün olduğu kadar idrarınızı tutunuz.

9-Embrio Transferi işleminden sonra;

-Crinone gel %8           2x1 hazneye

-Folbiol tb                     1x1

-Zinco-C                        1x1

-Coraspin 100mg          1x1    reçete edilecektir,bu ilaçları;

15 gün sonra yapılacak olan   b-HCG sonucu görülene kadar kullamaya devam etmeniz gerekmektedir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Coraspin 1x100mg adlı ilaç sadece yumurta toplama işleminden 2 gün önce bırakılacak,daha sonra size bildirilinceye kadar kullanılmaya devam edilecektir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Glucophage 850mg ve 1000mg sizebırakmanız söylenene kadar günde 2 kez alınmaya devam edilecektir.

          SAYIN HASTAMIZ TEDAVİ SÜRESİNCE EŞLERİN SİGARA VE ALKOL KULLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.

KİLOSU FAZLA OLAN HASTALARIMIZINTEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KİLO VERMELERİ (-15) TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRACAKTIR.BU UYARIYA DİKKAT ETMELERİNİ RİCA EDERİZ.

          ENJEKSİYONLAR BAŞLADIKTAN SONRATEDAVİ SÜRESİ 15+-5 GÜNDÜR.BU SÜRE BOYUNCA İSTANBUL’DA KALMANIZ GEREKMEKTEDİR.

LONG PROTOKOL+OKS

1-Adetinizin 1-2 veya 3’üncü günü Tüp Bebek Merkezi Polikliniğine müracaat ederek yumurtalıklarınızın kontrolü (kist vb) için müracaat ediniz.Kist veya başka bir sorun halinde reçeteniz verilerek tedaviniz gelecek aya ertelenecek ya da kistiniz boşaltılarak tedavinize başlanacaktır.

2-Tedaviye kabul edilmeniz halinde size OKS (Ginera tb,vb) 1x1 reçete edilecektir.

3-OKS’nin  13-14 veya 15’inci günü tekrar polikliniğimize müracaat ederek yumurtalıklarınızın durumu ultrason ile tekrar kontrol edilecek,tedavinin devamı için uygun bulunursa ;

4-OKS’nizin son 6 tabletini kullanırkenkullanmanız için:

-Lucrin     0,5x1 (ya da Decapeptyl   0,1x1)     ciltaltı ve diğer ilaçlarınız reçete edilecektir.

5-OKS  tabletleriniz bittikten sonra da Lucrin 0,5x1 (ya da Decapeptyl 0,1x1) kullanmaya devam edeceksiniz,bu sıralarda adetiniz başlayacaktır.

6-Adetinizin 3.günü ;

-Lucrin      0,25x1 (ya da Decapeptyl 0,5x1)   DOZ YARIYA DÜŞÜRÜLEREK DEVAM EDİLECEKTİR.Ayrıca;

-Puregon (ya da Gonal-F)  150 iü  (veya 225iü)im,ciltaltı uygulanacak,

-Menogon(ya da Merional)  75 iü  im,ciltaltı uygulanacak        BAŞLANACAKTIR.

7-Adetinizin 6. günü yumurtalıklarınızın durumunun takibi için polikliniğimize müracaat edene kadar size verilen takip protokolüne göre ilaçlarınıza devam edecek,yumurta takibine gelecek ve gerektiğinde hormon tetkikleri yaptıracaksınız.

8-Yumurtalıklarınızda 1 adet 18mm ve 2 adet 17mm follikül tespit edildiğinde yumurtalarınızın olgunlaşması için o gece belli bir saatte;

-Pregnyl  1x10.000iü ( ya da Ovitrel  250 mgr 1x1)  im,ciltaltı yaptırmanız gerekmektedir.

9-Pregnyl (ya da Ovitrel) yapıldıktan 35saat 30 dakika sonra yumurtalarınızın toplanma işlemi anestezi altında Tüp Bebek Merkezimizdeyapılacaktır.Yumurta toplanacağı gün sabah Saat 08:00’de en az 5 saatten beri aç ve susuz olmak şartıyla hastanemizde olmanız gerekmektedir.

10-Yumurta toplama işleminden sonra size

  -Prednol  16mg       1x1

-Crinone gel  %8     2x1    (Gebelik testi yapılana kadar bırakılmayacak)

-Monodox 100mg (ya da Tetradox 100mg)     2x1

-Parol  500mg     2x1       size tarif edilerek reçete edilecektir.

11-Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra embrio transferi (aksi bir durumda size haber verilecektir) sabah saat 08:00’de Tüp Bebek Merkezimizde yapılacaktır.Bu işlem için idrar kesenizin dolu olması gerekmektedir.Lütfen o sabah mümkün olduğu kadar idrarınızı tutunuz.

12-Embrio Transferi işleminden sonra;

-Crinone gel %8           2x1 hazneye

-Folbiol tb                     1x1

-Zinco-C                        1x1

-Coraspin 100mg          1x1     size reçete edilecektir.

15 gün sonra yapılacak olan   b-HCG sonucu görülene kadar bu ilaçları kullamaya devametmeniz gerekmektedir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Coraspin 1x100mg adlı ilaç sadece yumurta toplama işleminden 2 gün önce bırakılacak,daha sonra size bildirilinceye kadar kullanılmaya devam edilecektir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Glucophage 850mg veya 1000mg sizebırakmanız söylenene kadar günde 2 kez alınmaya devam edilecektir.

          SAYIN HASTAMIZ TEDAVİ SÜRESİNCE EŞLERİN SİGARA VE ALKOL KULLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.

KİLOSU FAZLA OLAN HASTALARIMIZINTEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KİLO VERMELERİ (-15) TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRACAKTIR.BU UYARIYA DİKKAT ETMENİZİ ÖNEMLE RİCA EDERİZ.

          ENJEKSİYONLAR BAŞLADIKTAN SONRATEDAVİ SÜRESİ 15+-5 GÜNDÜR.BU SÜRE BOYUNCA İSTANBUL’DA KALMANIZ GEREKMEKTEDİR.

ANTAGONİST PROTOKOL

1-Adetinizin 1-2 veya 3’üncü günü Tüp Bebek Merkezi Polikliniğine müracaat ederek yumurtalıklarınızın kontrolü (kist vb) için müracaat ediniz.Kist veya başka bir sorun halinde tedaviniz verilerek tedaviniz gelecek aya ertelenecek ya da kistiniz boşaltılarak tedavinize başlanacaktır.

2-Tedaviye kabul edilmeniz halinde ;

  -Adetin 3.günü ;

  -Puregon 150iüX1(ya da Gonal-F 150iüX1)+Menogon 75iüX1(ya da Merional 75iüX1)

veya

  -Puregon 225iüX1(ya da Gonal-F 225iüX1)+Menogon 75iüX1(ya da Merional 75iüX1)

im,ciltaltına uygulanmaya BAŞLANACAKTIR.

3-Yumurtalıklarınızın durumunun takibi için polikliniğimize müracaat edecek ve size verilen takip protokolüne göre ilaçlarınıza devam edecek,yumurta takibine gelecek ve gerektiğinde hormon tetkikleri yaptıracaksınız.Şayet;

-E2  ) 400pgr

-Follikül çapı  ) 14mm  ya da

-Tedavinin  6. günü

-ORGALUTRAN  0,25x1 (ya da CİTROTİDE         )BAŞLANACAKTIR.

4-Yumurtalıklarınızda 1 adet 18mm ve 2 adet 17mm follikül tespit edildiğinde yumurtalarınızın olgunlaşması için o gece belli bir saatte;

-Pregnyl      1x10.000iü ( ya da Ovitrel  250 mgr 1x1)  ciltaltı  yaptırmanız gerekmektedir.BU İLAÇLARIN YAPILDIĞI GÜN ORGALUTRAN (CİTROTİDE)YAPILMAYACAKTIR.

5-Pregnyl (ya da Ovitrel) yapıldıktan 35saat 30 dakika sonra yumurtalarınızın toplanma işlemi anestezi altında Tüp Bebek Merkezimizdeyapılacaktır.Yumurta toplanacağı gün sabah Saat 08:00’de en az 5 saatten beri aç ve susuz olmak şartıyla hastanemizde olmanız gerekmektedir.

6-Yumurta toplama işleminden sonra size

  -Prednol  16mg       1x1

-Crinone gel  %8     2x1    (Gebelik testi yapılana kadar bırakılmayacak)

-Monodox 100mg (ya da Tetradox 100mg)     2x1

-Parol  500mg     2x1    size tarif edilerek reçete edilecektir.

7-Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra embrio transferi (aksi bir durumda size haber verilecektir) sabah saat 08:00’de Tüp Bebek Merkezimizde yapılacaktır.Bu işlem için idrar kesenizin dolu olması gerekmektedir.Lütfen o sabah mümkün olduğu kadar idrarınızı tutunuz.

8-Embrio Transferi işleminden sonra;

-Crinone gel %8           2x1 hazneye

-Folbiol tb                     1x1

-Zinco-C                        1x1

-Coraspin 100mg          1x1    reçete edilecek,bu ilaçları;

15 gün sonra yapılacak olan   b-HCG sonucu görülene kadar kullamaya devam etmeniz gerekmektedir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Coraspin 1x100mg adlı ilaç sadece yumurta toplama işleminden 2 gün önce bırakılacak,daha sonra size bildirilinceye kadar kullanılmaya devam edilecektir.

          SAYIN HASTAMIZ TEDAVİ SÜRESİNCE EŞLERİN SİGARA VE ALKOL KULLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.

KİLOSU FAZLA OLAN HASTALARIMIZINTEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KİLO VERMELERİ (-15) TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRACAKTIR.BU UYARIYA DİKKAT ETMELERİNİ RİCA EDERİZ.

          ENJEKSİYONLAR BAŞLADIKTAN SONRATEDAVİ SÜRESİ 15+-5 GÜNDÜR.BU SÜRE BOYUNCA İSTANBUL’DA KALMANIZ GEREKMEKTEDİR.

MİKRODOZ  GnRHa  PROTOKOLÜ

1-Adetinizin 1-2 veya 3’üncü günü Tüp Bebek Merkezi Polikliniğine müracaat ederek yumurtalıklarınızın kontrolünü (kist vb) yaptırınız.Kist veya başka bir sorun halinde tedaviniz verilecek İVF tedaviniz ise gelecek aya ertelenecek ya da kistiniz boşaltılarak tedavinize başlanacaktır.

2-Tedaviye kabul edilmeniz halinde size OKS (Ginera tb,vb) 1x1 reçete edilecektir.

3-OKS’nin  12-13-14 veya 15’inci günü tekrar polikliniğimize müracaat ettiğinizde yumurtalıklarınızın durumu ultrason ile tekrar kontrol edilecek, tedavinin devamı için uygun bulunursa ,ilaçlarınız reçete edilecek ve;

4-3 gün süreyle hiçbir ilaç kullanmamanızistenecektir.

5-4.gün :

-Lucrin     50mikrogramx2     ciltaltıuygulamanız(yumurta olgunlaştırma iğnesi yapılacak gün hariç her gün yapılmaya devam edilecektir.)Bu arada adet görebilirsiniz, bu ilaçlarınızı kesmenizi gerektirecek bir durum değildir.

6-5.gün ;

-Puregon (ya da Gonal-F)  150x2 iü  im,ciltaltı ,toplam günde 300iü

-Menogon(ya da Merional)  75x2 iü  im,ciltaltı , toplam günde 150iü BAŞLANACAKTIR.

7-7.gün ; yumurtalıklarınızın durumunun takibi için polikliniğimize müracaat edecek ve bundan sonra size verilen takip protokolüne göre ilaçlarınıza devam edecek,yumurta takibine gelecek ve gerektiğinde hormon tetkikleri yaptıracaksınız.

8-Yumurtalıklarınızda 1 adet 18mm ve 2 adet 17mm follikül tespit edildiğinde yumurtalarınızın olgunlaşması için o gece belli bir saatte;

-Pregnyl      1x10.000iü ( ya da Ovitrel  250 mgr 1x1)  ciltaltı  yaptırmanız gerekmektedir.

9-Pregnyl (ya da Ovitrel) yapıldıktan 35saat 30 dakika sonra yumurtalarınızın toplanma işlemi anestezi altında Tüp Bebek Merkezimizdeyapılacaktır. Yumurta toplanacağı gün sabah Saat 08:00’de en az 5 saatten beri aç ve susuz olmak şartıyla hastanemizde olmanız gerekmektedir.

10-Yumurta toplama işleminden sonra size ;

  -Prednol  16mg       1x1

-Crinone gel  %8     2x1  hazneye  (Gebelik testi yapılana kadar bırakılmayacak)

-Monodox 100mg (ya da Tetradox 100mg)     2x1

-Parol  500mg     2x1     tarif edilerek reçete edilecektir.

11-Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra embrio transferi (aksi bir durumda size haber verilecektir) sabah saat 08:00’de Tüp Bebek Merkezimizde yapılacaktır. Bu işlem için idrar kesenizin dolu olması gerekmektedir.Lütfen o sabah mümkün olduğu kadar idrarınızı tutunuz.

12-Embrio Transferi işleminden sonra;

-Crinone gel %8           2x1 hazneye

-Folbiol tb                     1x1

-Zinco-C                        1x1

-Coraspin 100mg          1x1    size reçete edilecek, bu ilaçları;

15 gün sonra yapılacak olan   b-HCG sonucu görülene kadar kullanmaya devam etmeniz gerekmektedir.

NOT:Adetiniz muhtemelen yumurtalıklarınızı uyaran ilaçlara başladığınız gün ya da bir gün sonra başlar.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Coraspin 1x100mg adlı ilaç sadece yumurta toplama işleminden 2 gün önce bırakılacak,daha sonra size bildirilinceye kadar kullanılmaya devam edilecektir.

          SAYIN HASTAMIZ TEDAVİ SÜRESİNCE EŞLERİN SİGARA VE ALKOL KULLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.

KİLOSU FAZLA OLAN HASTALARIMIZINTEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KİLO VERMELERİ (-15) TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRACAKTIR.BU UYARIYA DİKKAT ETMELERİNİ RİCA EDERİZ.

          ENJEKSİYONLAR BAŞLADIKTAN SONRATEDAVİ SÜRESİ 15+-5 GÜNDÜR. BU SÜRE BOYUNCA İSTANBUL’DA KALMANIZ UYGUN OLACAKTIR..

GEÇ LUTEAL FAZ E2+ANTAGONİST PROTOKOL

1-Adetinizin 1-2 veya 3’üncü günü Tüp Bebek Merkezi Polikliniğine müracaat ederek yumurtalıklarınızın kontrolü (kist vb) için müracaat ediniz.Kist veya başka bir sorun halinde tedaviniz verilerek İVF tedaviniz gelecek aya ertelenecek ya da kistiniz boşaltılarak tedavinize başlanacaktır.

2-Adetinizin 12-13-14-15-16. günleri sabah ilk idrarınızı yaptıktan sonra 2.idrarınızı bir idrar kabında toplayarak buzdolabında dondurmanız,17.gün tüm kapları hastanemiz laboratuarına getirmeniz gerekmektedir.Bu idrarınızda LH hormon seviyelerine bakılacak en üst seviyede olduğu gün tespit edilerek tedavinize başlanacaktır.

3-LH pikinden 10 gün sonra Estraderm TTS 100(ya da Climara fort) flasteri 3 günde birdeğiştirilmek üzere adetin 2. günü akşamına kadar kullanılır.

4-LH pikinin 11.gününde başlanarak 3 gün süre ile ANTAGONİST 0,25x1(Orgalutran,Citrotide vb) kullanılır.

5-Adetin 3.günü ;

  -Puregon 300iüX1(ya da Gonal-F 300iüX1)+Menogon 150iüX1(ya da Merional 150iüX1) BAŞLANACAKTIR.

6-Yumurtalıklarınızın durumunun takibi için polikliniğimize müracaat edecek ve size verilen takip protokolüne göre ilaçlarınıza devam edecek,yumurta takibine gelecek ve gerektiğinde hormon tetkikleri yaptıracaksınız.Şayet;

-E2  ) 400pgr

-Follikül çapı  ) 14mm  ya da

-Tedavinin  6. günü

-ORGALUTRAN  0,25x1 (ya da CİTROTİDE         )BAŞLANACAKTIR.

7-Yumurtalıklarınızda 1 adet 18mm ve 2 adet 17mm follikül tespit edildiğinde yumurtalarınızın olgunlaşması için o gece belli bir saatte;

-Pregnyl      1x10.000iü ( ya da Ovitrel  250 mgr 1x1)  ciltaltı  yaptırmanız gerekmektedir.BU İLAÇLARIN YAPILDIĞI GÜN ORGALUTRAN (CİTROTİDE)YAPILMAYACAKTIR.

8-Pregnyl (ya da Ovitrel) yapıldıktan 35saat 30 dakika sonra yumurtalarınızın toplanma işlemi anestezi altında Tüp Bebek Merkezimizdeyapılacaktır.Yumurta toplanacağı gün sabah Saat 08:00’de en az 5 saatten beri aç ve susuz olmak şartıyla hastanemizde olmanız gerekmektedir.

9-Yumurta toplama işleminden sonra size

  -Prednol  16mg       1x1

-Crinone gel  %8     2x1    (Gebelik testi yapılana kadar bırakılmayacak)

-Monodox 100mg (ya da Tetradox 100mg)     2x1

-Parol  500mg     2x1     size tarif edilerek reçete edilecektir..

10-Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra embrio transferi (aksi bir durumda size haber verilecektir) sabah saat 08:00’de Tüp Bebek Merkezimizde yapılacaktır.Bu işlem için idrar kesenizin dolu olması gerekmektedir.Lütfen o sabah mümkün olduğu kadar idrarınızı tutunuz.

11-Embrio Transferi işleminden sonra;

-Crinone gel %8           2x1 hazneye

-Folbiol tb                     1x1

-Zinco-C                        1x1

-Coraspin 100mg          1x1   reçete edilecek,bu ilaçların;

15 gün sonra yapılacak olan   b-HCG sonucu görülene kadar kullamaya devam etmeniz gerekmektedir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Coraspin 1x100mg adlı ilaç sadece yumurta toplama işleminden 2 gün önce bırakılacak,daha sonra size bildirilinceye kadar kullanılmaya devam edilecektir.

          SAYIN HASTAMIZ TEDAVİ SÜRESİNCE EŞLERİN SİGARA VE ALKOL KULLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.

KİLOSU FAZLA OLAN HASTALARIMIZINTEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KİLO VERMELERİ (-15) TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRACAKTIR.BU UYARIYA DİKKAT ETMELERİNİ RİCA EDERİZ.

          ENJEKSİYONLAR BAŞLADIKTAN SONRATEDAVİ SÜRESİ 15+-5 GÜNDÜR.BU SÜRE BOYUNCA İSTANBUL’DA KALMANIZ GEREKMEKTEDİR.

OVUM PİCK UP(YUMURTA TOPLAMA)

         OPU(Yumurta Toplama) işleminiz esnasında takip edilecek olan yol aşağıdaki gibidir:

1-Yumurtalıklarınızda 1 adet 18mm ve 2 adet 17mm follikül tespit edildiğinde yumurtalarınızın olgunlaşması ve çatlaması için o gece belli bir saatte (St:21:30-24:00);

-Pregnyl  1x10.000iü ( ya da Ovitrel  250 mgr 1x1)  im,ciltaltı yaptırmanız gerekmektedir.Bazı durumlarda (OHSS şüphesi vb) size uygulanacak olan Pregnyl dozunda E2 düzeyine bağlı olarak bazı düzenlemeler yapılabilir,bu durum size bildirilecektir.

2-Yumurta toplama (OPU) işlemi Tüp Bebek Ünitemizdeki operasyon odasında iv ve inhalasyon anestezikleri yardımıyla anestezi altında (uyutularak)yapılacağından işlemin yapılacağı gün ve saatten en az 5-6 saat önceden başlamak üzere ağızdan hiçbir gıda ve mayii almamanız(oruçlu gibi) gerekmektedir.İşleminizin sağlıklı yapılabilmesi için bu öneriye kesinlikle uyunuz.

3-Yumurta toplama (OPU) işlemi  bu injeksiyondan genellikle 35,5 saat sonra Tüp Bebek Ünitemizde yapılmaktadır.Yumurta toplama işlemi için size verilen günde Saat 08:00’dekocanızla birlikte ünitemizde olmanız gerekmektedir.

5-Tüp Bebek Ünitesine geldiğinizde hemen kayıt işlemlerini yaptırarak kocanızın sperm verme odasına müracaatını sağlayınız(Daha önceden TESE yardımıyla alınmış sperm ya da dondurulmuş spermi olan hastalar hariç).Kocanız sperm verdikten sonra OPU işlemi yapılana kadar salonumuzda istirahat edebilirsiniz.

6-Yumurta toplama(OPU) işlemi vaginal ultrason altında yapılacağından idrar kesenizin dolu olması gerekmez.Operasyon odasına alınmadan öncemuhakkak tuvalete giderek idrarınızı yapınız.

7-Size verilen saat geldiğinde Yumurta toplama (OPU) için operasyon odasına alınacaksınız.Hemşire ve yardımcı personel tarafından masaya uygun şekilde yatmanız sağlanacak,perine yıkaması yapılacak ve steril takımlarla bacaklarınız ve perineniz örtülecektir.

8-Aynı anda Anestezi Teknisyeni sizi uyutabilmek için gerekli ilaçları vermek üzere iv(damar)kateter takacak,hayati fonksiyonlarınızı takip etmek için moniterize edecektir.Operasyon saati geldiğinde de gerekli olan anestetik maddeleri iv,inhalasyon yoluyla vererek sizin uyumanızı sağlayarak rahat bir operasyon geçirmenizi sağlayacaktır.

8-Hemşire steril bir örtüyle operasyon masasını örttükten sonra işlem esnasında kullanılacak steril malzemelerini masa üzerine yerleştirecektir.Operasyon masasında yumurtaların yumurtalıklardan aspire (toplanma) edilmesini sağlayan 200mm H2O basınca ayarlanmış bir aspiratör,aspirasyon iğnesi ve bu iğne ile toplama kabı ve aspiratör arasında iletişimi sağlayan steril hortumlar bulunacaktır.Aspiratör kumandası ayaktan operatör tarafından sağlanacaktır.

9-Bu esnada operasyon için kıyafetini değiştirmiş olan doktor steril eldivenlerini giyerek operasyon için yerini alacaktır.

10-Operatör doktor sistemin çalışmasını kontrol ettikten sonra hastanın uyutulmasını isterken,steril örtüyle kapatılmış ve vaginal probu steril bir kılıf içerisine yerleştirilmiş olan ultrasonun ayarlarını kontrol eder.

11-Anestezist hastaya müdahale edilebileceğini söylediğinde üzerine steril jel konulmuş vaginal probla hazneye girilerek yumurtalıkların durumu,yumurta sayısı vb gözden geçirildiktensonra tercihan en kolay erişilebilecek overden başlamak üzere aspirasyon iğnesiyle prob üzerine yerleştirilmiş olan kılavuzun ve ultrasonun aspirasyon programı ayarlanarak iğneye en yakın ve en uygun folliküle girilerek aspirasyon sağlanır,çok az bir medium ile follikül yıkanarak tekrar aspire edilir,aspirasyon toplama kabı(tüp)embrioloji labratuarına gönderilerek yumurta aranması istenir.Yumurta saptanırsa tüm folliküller sırasıyla aspire edilir.1,2 ve 3.follikülün aspirasyonu sonucunda yumurta bulunumazsa hemen hastanınyumurta olgunlaştırma iğnesini yaptırdığı saat araştırılır.Şayet yapılan saatle ilgili bir problem varsa OPU işlemi belirlenen saatte yapılır.Şayetiğnenin saati ve yapılan doz hakkında bir şüphe yok ise hemen idrarda gebelik testi istenir ayrıca acilen b-HCG istenir.b-HCG 40-60iü’den düşük çıkarsa yetersiz doz,miadı geçmiş ilaç ya da kusurlu muhafaza düşünülerek Pregnyl  vb tekrarlanarak 35,5 saat sonra tekrar OPU denenebilir.

12-OPU işlemi bittikten sonra batın serbest mayii (kanama?) yönünden kontrol edilir,vaginal prob çıkartılarak işleme son verilir.Vagina gazlı bezle temizlenerek vaginal kanama varlığı araştırılır.Kanama tespit edilirse önce vaginal fornixler gazlı bezle tampone edilerek beklenir,şayet kanama devam ediyorsa fornixlere rulo tampon yerleştirilerek kanama kontrolu ve istirahat için yatağına alınır.

13.Hasta 2 saat kadar yatağında istirahat eder,bu esnada kanama kontrolu yapılır ve kendisine reçete edilen ilaçları nasıl ve ne kadar süreyle kullanacağı hakında kendisine açıklamalar yapılır.Bu sürenin sonunda hasta günlük aktivitesine devam etmek üzere taburcu edilir.

12-Yumurta toplama (OPU)  işleminden sonra;

-Prednol 16mg tb            1x1    4 gün süreyle kullan

-Crinone gel %8             2x1 hazneye

   -Monodox 100mg tb       2x1

-Parol 500mg                  2x1     size reçete edilecektir.

13-Size ET(Embrio Transferi) için hangi gün ve saatte ünitemize geleceğiniz bildirilecektir.

EMBRİO TRANSFER(ET)

          Embrio Transfer’i esnasında  takip etmeniz gereken yol aşağıdaki gibidir:

1-Embrio Tranfer(ET) işlemi OPU(Yumurta Toplama) işleminden  genellikle 2-3 gün  sonraTüp Bebek Ünitemizde yapılmaktadır.Blastosist aşamasında transfer tercih edilirse bu süre 5 güne çıkmaktadır.Embrio Tranfer işlemi için size verilen günde Saat 08:00’de ünitemizde olmanız gerekmektedir.

2-Tüp Bebek Ünitesine geldiğinizde hemen kayıt işlemlerinizi yaptırınız.Embrio transfer işlemine kadar salonumuzda istirahat edebilirsiniz.

3-Embrio Transfer  işlemi abdominal ultrasonografi altında yapılacağından idrar kesenizin dolu olması gerekmektedir.İstirahat ederken 1,5litre kadar su tüketerek idrar kesenizin dolmasını sağlayınız.İşlem bitene kadar idrarınızı tutmanız işlemin kolay ve uygun koşullarda yapılmasını sağlayacaktır.

4-Emrio(lar)’ınız  hazır olduktan sonra trasfer için operasyon odasına alınacaksınız.Hemşire ve yardımcı personel tarafından masaya uygun şekilde yatmanız sağlanacak,perine yıkaması yapılacak ve steril takımlarla bacaklarınız ve perineniz örtülecektir.Transfer işleminde herhangi bir anestezi ve analjezi işlemi uygulanmamaktadır.

5-Hemşire steril bir örtüyle operasyon masasını örttükten sonra işlem esnasında kullanılacak steril malzemelerini masa üzerine yerleştirecektir.

6-Bu esnada operasyon için kıyafetini değiştirmiş olan doktor steril eldivenlerini giyerek operasyon için yerini alacaktır.

7-Operatör doktor önce serum fizyolojik ile ıslatılmış steril bir spekulumu hastanın haznesine yerleştirecek,kollumun rahatça görülmesini sağlayacaktır.Vagina ve kollum steril bir gazbezi ile temizlenecek,daha sonra bir insülin enjektörü iğnesi çıkartılmış olarak içersine minimal medium mayii çekilerek servikal kanal cavum uteriye medium kaçırılmayacak şekilde flash yapılarak ve daha sonra medium defalarca çekilerek servikal kanaldaki mukus mümkün olduğunca temizlenmeye çalışılacaktır.Takiben hemşirenin yardımıyla abdominal ultrasondan uterusun pozisyonu saptanacak,endometriumun uygun bir şekilde görüntülenmesini sağlanacaktır.Embrio Transfer kanülü ultrason görüntüsü altında ucu servikal kanalı kat edecek,uterin kaviteye ulaşacak şekilde yerleştirilecektir.

8-Embrio Transferi yapılacak olan hastaya kendi Adı,Soyadı,Anne adı,Doğum tarihi,Kocasının Adı,Soyadı vb sorularak doğrulama işlemi yapılır.Hastaya hangi kalitede kaç embriosunun geliştiği,kaç tanesinin transfer edileceği,kaç tanesinin dondurulacağı,transfer işleminin sonucu hakkında açıklama yapılacaktır.

9-38 yaşından küçük hastalar için 3,38 yaşından büyük hastalar içinse 4 adet embrio trasferi yasal olarak kabul edilmiş olup,yeterli embrio varsa bu yasaya uygun olarak transfer kataterine yüklenmiş olan embriolar ışığa maruz kalmaları önlenerek ve 30 saniye içersinde(en fazla 120 saniye) abdominal ultrasonografi kılavuzluğunda yumuşak transfer kateteri kullanılarak cavum uteri fundusundan 5-20mm kadar uzağa bırakılır.

10-Kateter hemen embrioloğa teslim edilerek embrioların transfer edilip edilmediğine,kan ve mukus ihtiva edip etmediğine bakılır.Transfer kateterinde embrio kalmışsa 120 saniye içersinde bu embrio tekrar kaviteye transfer edilebilir.

11-İşlem tamamsa kılavuz sert katater ve spekulum çıkartılarak işleme son verilir.

13.Hasta 30-60 dakika istirahat etmesi için yatağına alınır.Bu sürenin sonunda hasta evinde istirahatine  devam etmek üzere taburcu edilir.Eşiyle birlikte olmasını ya da 15 gün sonra yapılacak b-HCG testine kadar beraber olmamasını tavsiye eden görüşler mevcuttur

12-Embrio Transfer(ET)  işleminden sonra;

-Crinone gel %8             2x1 hazneye

-Folbiol tb                       1x1

-Zinco-C                          1x1

-Coraspin 100mg            1x1     size reçete edilecektir.

15 gün sonra yapılacak olan   b-HCG sonucu görülene kadar bu ilaçları kullamaya devametmeniz gerekmektedir.

          Tedaviniz sırasında kullanmanız için reçete edilen Glucophage 850mg veya 1000mg sizebırakmanız söylenene kadar günde 2 kez alınmaya devam edilecektir.

          SAYIN HASTAMIZ TEDAVİ SÜRESİNCE (YA DA 6 AYDAN BERİ) EŞLERİN SİGARA VE ALKOL KULLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.

KİLOSU FAZLA OLAN HASTALARIMIZINTEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KİLO VERMELERİ (-15) TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRACAKTIR.BU UYARIYA DİKKAT ETMENİZİ ÖNEMLE RİCA EDERİZ.





Kısırlık


≥ 12 ay düzenli ve korunmasız ilişki sonrası gebe kalınamamasıdır. Genel nüfusun% 85’i, bu süre içerisinde tıbbi yardım olmadan gebe kalabilir. Fekundabilite: 1 adet siklusu içinde hamile kalma olasılığı Doğurganlık-fekundite: 1 adet siklusu sırasında canlı doğum ile sonuçlanan gebelik olasılığı Kimyasal gebelik:   Kan veya idrarda pozitif gebelik testi

Yaşa Bağlı faktörler -Gebe kalma yeteneği anne yaşı arttıkça azalır. -Oosit sayısı ve kalitesi zamanla düşer. -35 yaş sonrasında kaybılar artar. -Oosit FSH uyarısına daha az duyarlıdır -Oosit kromozom anomalileri artar. -Embriyolarda anöploidi oranı artar. -IVF başarı oranları düşer: ---↓ Gebelik oranları ---↑ SAB: Yaş <40 (% 18-20), Yaş> 40 (% 35)

Epidemioloji -Genel nüfusun fekundabilitesi yaklaşık% 20'dir.Genel olarak, zamanla azalmaktadır. -Infertil çiftlerde tanılar: ---Ovulatuar bozukluğu:% 25-27 ---Tubal hastalık / kusur:% 22-35 ---Erkek faktörü:% 25-40 ---Endometriozis:% 5 ---Diğer:% 4 ---Açıklanamayan:% 17

Risk Faktörleri -Yumurta üretimi, yumurta ulaşımı, ya da embriyo implantasyonu anormallikleri neden olan herhangi bir neden olabilir. -Enfeksiyon: ---PID ---Endometrit ---Epididimit -Pelvik yapışkan hastalığı: ---PID ---Önce pelvik / abdominal cerrahi ---D & C (septik abortus) -Kimyasal maddeye maruz kalma: ---Sigara içme ---Çalışma ortamı (semen parametreleri)

Genetik Infertilite ile ilişkili genetik bozukluklar,öncelikle  ileri anne yaşındaki kadınların oosit ve embriyolarındaki kromozomal anormallikler ile ilişkilidir. Anne ait genetik bozukluklar: -Turner sendromu (45 XO) veya Turner mozaisizm -X kromozomu translokasyonlar / delesyonlar (prematür over yetmezliği) -Belirlenen mutasyona uğramış genler: ---FSH reseptör; LH reseptör ---FMR1 (Fragile X sendromu)

Patofizyoloji -Anormal Gamet (oosit / sperm) üretimi -Üreme yollarındaki kusurlarnedeniyle  anormal gamet / embriyo taşınması -Disfonksiyonel implantasyon -Anormal embriyo gelişimi -Diğer: Genetik, immünolojik faktörler, yaşam tarzı

İlişkili Koşullar Malignite için pelvik radyasyon,sitotoksik kemoterapi iatrojenik kısırlık nedenleridir.

Tanı Belirti ve Semptomlar

Adet düzensizlikleri oldukça sıktır. 22-35 günlük sikluslar, göğüslerde hassasiyet, dismenore ya da şişkinlik olmaması (moliminal belirtiler) ovulatuar disfonksiyonu göstermektedir.

Geçmiş Komple öykü, kadın ve erkek: -Obstetrik, menstrüel, cerrahi (özellikle abdominal / pelvik cerrahi öyküsü). -Bulaşıcı hastalık; GYN (pap smear, endometriozis, vb.) -Endokrin sistem (tiroid, prolaktin) -Erkek partner: Kimyasala maruz kalma, kabakulak, testis travması, kasık fıtığı,baba soy geçmişi, aile hikayesi (genetik ve üreme),  evlatlık öyküsü

Sistemlerin gözden geçirilmesi

Adet siklusu özellikleri: -Moliminal belirtileri, dismenore, menoraji, vazomotor semptomlar -Anormal meme başı akıntısı -Çarpıntı, kabızlık, ishal -Disparoni -Erkek: ---Erektil disfonksiyon, testiküler lezyonlar

Fizik Muayene -Tiroid, meme, karın ve pelvise özellikle dikkat edin: ---BMI ----Hirsutizm, akantozis nigrikans ---Tiroid boyutu ve konturu ---Meme ucundan gelen akıntı -Pelvik muayene: ---Rahim ve adnekslerin boyutu ---Utero-sakral ligament / cul-de-sacta nodülarite -Erkek: ---Genellikle üroloğa sevk ---Fıtık ve varikosel değerlendirme

Testler -Amaç kısırlık nedenini belirlemektir. -Ovulatuar disfonksiyon ---Bazal vücut ısısı (bifazik normal) ---Yumurtlama belirleyicisi tahlil: -----LH piki varlığı için idrar LH tahlili ---Serum progesteron: -----> 3 ng / ml: Pozitif yumurtlama -----> 10 ng / ml: fazlı endometrium ile ilişkilidir. ---Klomifen sitrat testi: -----FSH döngüsü # 3. gün → 100 mg PO siklusun 5-9.günleri →  10.gün  FSH testi -----3. veya 10. gün yüksek FSH (10-20 ng / ml), zayıf yumurtalık rezervni gösterir. -Anatomik faktörler: ---Nadiren postkoital test ve endometrial biyopsi. -Erkek faktörü: ---Semen analizi

Laboratuar -3. Gün FSH (yaş> 35 veya yumurtalık rezerv sorunu varsa) -Midluteal progesteron -TSH, prolaktin -Total testosteron (hiperandrojenizm / PKOS şüphesi varsa) -Karaciğer fonksiyon testlerinin, böbrek paneli (metformin düşünülüyorsa) -Semen analizi: ---Normal:% 50 motil , > 20 milyon, >% 14 normal şekilli

Görüntüleme -Pelvik USG ve histerosalpingografi tanısal görüntülemenin dayanaklarıdır. -Pelvik US: ---Yumurtalıkların görünümü, folikül gelişimi ---Corpus luteum oluşumu ---Adneksiyel kitle / endometrioma ---Hidrosalpinks ---Rahim leiomyomu, endometrial kalınlık ölçümü -Sonohisterogram (salin infüzyon sonografi): USG ile birlikte rahim boşluğunun serum fizyolojik ile distansiyonu.Rahim leiomyomu / polip belirlenmesi için değerli bir yöntemdir. -Histerosalpingografi (HSG): Floroskopi, kontrast boya rahim içine enjekte edilerek yapılır. Tubal açıklık, tubal lümen çapı, peritubal yapışıklıklar, endometrium konturu, endometrial yapışıklıkların varlığı değerlendirilir. -Histeroskopi: Ofiste veya ameliyathanede uterin kavite,tubal ostiumlar değerlendirilir. Ostiumların kanülasyon için olanak sağlar. -Laparoskopi: ---Pelvik anatomi ve peritoneal yapıları doğrudan görülür. HSG’de tubal oklüzyon; açıklanamayan infertilite, endometriozis öyküsü, geçirilmiş pelvik cerrahi ve / veya enfeksiyonu olan kadınlarda tavsiye edilir. -Chromopertubation: ---Tubal açıklığı değerlendirmek için rahim ağzından rahim içine metilen mavisi veya indigo karmin enjeksiyonu ---Eşliğinde adezyolizis ve tubal cerrahi yapılır. -MRI myomektomiden önce rahim leiomyomunu tanımlamak için yararlıdır.

Ayırıcı Tanı Ovulatuar disfonksiyon: -Anovulasyon / Oligo-ovulasyon: ---PKOS en yaygın (% 70)

Enfeksiyon

Tubal hastalık (oklüzyon / yapışıklıklar): -PID / cinsel yolla bulaşan hastalıklar -Rüptüre appandiks

Metabolik / Endokrin -Ovulatuar disfonksiyon / oligo-ovulasyon: ---PKOS en yaygın (% 70) -Tiroid disfonksiyonu -Hiperprolaktinemi -Hipotalamik disfonksiyon: ---Yemek yeme bozuklukları -Atletik indüksiyon(ağır egzersiz) amenore -Hipotalamik hipogonadizm -Kötü oosit kalitesi: ---POF ---Önce yumurtalık ameliyatı

---Yaşa bağlı faktörler -BMI’nin çok düşük-yüksek olması (<20    > 27)

Immünolojik -Yumurtalık yetmezliği / POF

Travma -Tubal oklüzyon / yapışıklıklar -Pelvik cerrahi

İlaçlar -Over yetmezliği (sitotoksik kemoterapiye bağlı) -Ilaca bağlı hiperprolaktinemi

Çeşitli / Diğer -Endometriozis (tubal hasar, inflamasyon) -Erkek faktörü (azospermi / oligospermi) -Uterin anomaliler (myom, polip, septum) -Asherman Kullanıcı sendromu

Tedavi Genel Önlemler Tedavi özel teşhis, hasta güvenliği ve hasta tercihli  olmalıdır. Yeterli danışmanlık ve bilgilendirilmiş onam hayati önemdedir.

Ovulatuar Disfonksiyon -Kilo kaybı (PKOS eğer), sigarayı bırakma, zamanlanmış cinsel ilişki -Klomifen sitrat: ---5 gün için 50-100 mg PO (siklusun 3-7günleri) ---50 mg doz ile% 50 yumurtlamanın saglanması: -----PKOS’ta 3-6 siklusta  8-25% fekundabilite -----Metformin 500 mg t.i.d. PKOS de başarıyı artırır. ---Endometriyum üzerindeki etkisi antiöstrojendir -Aromataz inhibitörü: Tartışmalıdır; etiket dışı -Gonadotropin tedavisi: ---Endikasyonları: Hipotalamik hipopitüitarizm, PCOS’ta klomifen tedavisi başarısız olursa; yumurtalık rezervi azalmışsa; IVF’te: -----Multifoliküler gelişimi ve ovulasyon -----% 80 ovulasyon oranı,% 10-40 fekundabilite -----Çoğul gebelik ve OHSS riski

Tubal Faktör -Tubal cerrahi

---Adezyolizis; fimbrioplasty; salpingotomy (hidrosalpinks); tubal kanülasyon (proksimal oklüzyon): ---Başarı oranları endikasyon ve hastalığın şiddetine bağlıdır. -Eğer önemli tubal hastalığı varsa → IVF

Endometriozis Adezyolizis; endometrioma rezeksiyonu: -GnRH agonistleri /antagonistleri ile ovulasyon indüksiyonundan önce faydalı olur.

 Rahim Faktörleri -Myomektomi (histeroskopik / karın): ---Başarı leiomyomun boyutu,endometriuma yakınlık,iatrojenik endometrial hasara bağlıdır.

-Histeroskopik polipektomi -Histeroskopik septum rezeksiyonu -Adezyolizis (Asherman sendromu)

Erkek Faktörü -Varikosel onarımı -IVF → intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI)

Endokrinolojik -Hyper-/hypothyroid’nin tıbbi tedavisi -Hiperprolaktinemi: ---Bromokriptin (2,5-7,5 mg PO günlük) ---Gebelikte olası mikroprolaktinoma büyümesi

Tüp Bebek -Hasta seçimi, teşhis ve önceki tıbbi tedaviye bağlıdır. -Gonadotropin ovulasyon indüksiyonuyla transvajinal oosit aspirasyonu

Cerrahi -İşlemlerin çoğu Tubal hastalığı / oklüzyon ile ilişkilidir. ------Yumurtalık delme-drilling: ---PCOS’ta, korteks ve stromanın termal imhası yumurtlama artışına neden olur: -----Ovulasyonda geçici iyileşme

Sevk için Sorunlar Geçmiş ve güncel tedavi, kısırlık süresi, olası tedavinin uzamasına bağlı olarak infertilite merkezine sevk edilir.Hızlandırılmış sevk: -Kadın yaşı  > 35 -PID dahil olmak üzere bilinen tubal hastalığı öyküsü -Bilinen erkek infertilitesi -Kanser, genetik hastalık, ya da immünolojik hastalık öyküsü Prognoz -Başarı oranları, infertilite ve eşlik eden faktörlerin  etyolojisi bağlıdır -Ovulatuar bozukluk:% 5-20 -Tubal faktörü: 10-60%: ---Ektopik riski  4-21% -Açıklanamayan:% 4-23 -Erkek faktörü: Başarı oosit kalitesi ve kadın faktörlere bağlıdır: ---ICSI: ~% 25

Hasta Takip Tedavi, hastanın tercihleri, maliyetleri ve etyolojik faktörler uygun olmalıdır. -USG ile folikül izleme ovulasyon indüksiyonuna ek olarak  yapılmalıdır: ---Gonadotropin kullanımı ile östradiol düzeyleri ---OHSS gelişme olasılığı ---Yükselmiş östradiol nedeniyle artan vasküler permeabilite: -----Riskler asit, VTE, akciğer ödemidir. -Tedavi ip uçları: ---Klomifen: 3-6 siklus ---Gonadotropinler: 3-6 siklus ---Daha yoğun bir tedavi gerektiğinde,hastanın beklenti ve arzuları arttığında hastayı tekrar değerlendir.

Kısaltmalar • BMI-Vücut kitle indeksi • FSH Folikül stimüle edici hormon • GnRH hormonu Gonadotropin-releasing • ICSI-İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu • IVF-in vitro fertilizasyon • LH-Luteinizan hormon • OHSS-Over hiperstimülasyon sendromu • PCOS Polikistik over sendromu • PID Pelvik inflamatuar hastalık • POF-Prematüre over yetmezliği • SAB-spontan abortus • STI-Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon

Hasta Eğitim -Sigara bırak, normal kiloya in, limit kimyasallara  maruz kalma  - Yaşın fertilite üzerindeki etkileri. > 35 kadınlara danışmanlık eğitimi -Duygusal sağlığa dikkat et,gerekirse danışmanlık ver.


4 görüntüleme

© 2023 by Massage Therapy. Proudly created with Wix.com

  • w-facebook
  • Twitter Clean